04.08.2008/Sayı:198
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Söyleşi
Şiir
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Okan İşbecer

İddianame değil küfürname

Aşağıda okuyacağınız metin, Ergenekon iddianamesinden alınmıştır. Okuyacağınız sözler, Ergenekon sanıklarının kendi aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinin kaydedilmesi sonucu oluşturulmuştur. Günlük hayatta ağza alınmayacak küfürler iddianamenin önemli bir bölümünü işgal ediyor. Bu küfürlerden bir şeçkiyi sizlerle paylaşmamızın sebebi, Ergenekon savcısının iddianame diye önümüze ne koyduğunu göstermek amaçlıdır. Ayıp bizim değil bu sözleri iddianameye taşıyanlarındır.

“… Tape:1547 22.01.2008 tarihinde X Şahıs (Necmi Çelenk) ile görüşmesinde özetle; X şahsın “Tuncay Özkan’ı da bu işin içine katabilirlermiş.” dediği, Emin’in “Tuncay’ı katsınlar siktiret ya.” dediği…”

Recep Tayyip Erdoğan

Kemal Alemdaroğlu

Emin Gurses

Küfür kıyamet iddianamede küfürlü metinlerde adı en çok geçen üç kişi yukarıda görülüyor. Emin Gürses (altta) ve Kemal Alemdaroğlu (ortada) en çok küfür edenler kategorisinde yer alırken Tayyip de en çok küfür yiyenlerin başında geliyor. 

“…Tape:1567 22.01.2008 tarihinde Bülent ..? ile görüşmesinde özetle; Emin Gürses’in “Hem de adını bak ne demişler: Ergenekon Terör Örgütü.” dediği, Bülent’in “He ibne Diyarbakır Belediye Başkanı anana küfür ediyor bütün gün. Orospu çocukları gidin onu tutuklayın yiyorsa. Avrupalı abilerinizden emir alı… …Emin Gürses’in “Zaten bugün bi haber geldi, Perinçek kulağıma fısıldadı: Sakarya Bölgesinde operasyon yapabilirler. S…..m analarını... Gelsinler alsınlar.” dediği, Bülent’in “Ya boşver ya! Bak işine ya! Siktir et, ne bok yerlerse Sakarya’yı saymadı.”

…Bülent isimli şahsın “...orospu çocuğu bana burdan Emniyet’in adamları hepsi. Bende hiç s……..m onları daha da kahrediyolar ibneler ibneler a….a kodumun ... şerefsiz orospu çocukları elinizden geleni ardınıza koymayın ta a….ı sikeyim. Ne yaparsınız, nereye kadar giderse... boşver bişey olmaz takma.” Şeklinde ağır küfürler sarfettiği”…

…Tape:3705 31.12.2007 tarihinde Fatma Nur Serter ile görüşmesinde özetle; F. N. Serter’in “Evet, Kaç senedir devam ediyor yani. Bu adam, bu “Allahın cezası Ahmet N. S”in yerine başka biri olsaydı, elli bin kere lehe çıkmıştı bu iş” dediği, K. Alemdaroğlu’nun “E canım Ahmet N. S.’in yerinde başka biri olsaydı, zaten ben görevden alınmazdım”, “Ahmet N. S.’i bir şey sandılar”, “”Halk adamı” sanarak ıı... “İt ...ğlu it” dediği…

…Tape:3723 09.01.2008 tarihinde Kemal Gürüz ile görüşmesinde özetle; K. Gürüz’ün “Fakat İstanbul Teknik’in orospu çocuğu rektörü...”, “Ondan sonra, Yönetim Kurulundan karar almış olmaz diye”, “Köpek! Şimdi işin bok tarafı, bunun üzerine Erdoğan Teziç denen orospu çocuğu devreye -tahmin ediyorum- girdi”…

“…Tape:118 02.05.2007 tarihindeBülent isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Bülent’in “Tabi, tabi... Ondan sonra, ondan sonra ben... Burda bir a…k var…” şeklinde muhtemelen bir polis memuru hakkında sinkaflı kelimeler kullanarak konuştuğu…

…Tape: 3286 24.11.2007 tarihi saat: 13:14 sıralarında Atilla Aksu ile Kemal Kerinçsiz arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında yapılan telefon görüşmesinde; Kemal Kerinçsiz’in “Yav işte Türkiye’yi nasıl pazarlarım düşüncesi içersinde pezevenk...”, “Yani bugüne kadar gelmiş en büyük haysiyetsiz şerefsiz yöneticidir o...”

...Tape:3813 26.02.2008 tarihinde Ferit İlsever ile görüşmesinde özetle; Doğu Perinçek’in’in “Şimdi Emin Gürses... Dün gördün, Hürriyet çok güzel haber yapmış. Ondan sonra çok güzel moral veren falan bi tutum içindeymiş . Ondan sonra Ümit Sayın da tam rezalet. Yaltaklanma yavşak zaten pravakötür…” dediği...

…Tape:457 24.09.2007 tarihinde Erol Ölmez ile görüşmesinde özetle; Erol’ un “Neyse Tayyip’i de... inşallah bacağından koparırız” dediği, Kahraman’ın “Bugün gene arabada kaldı haberin var mı?” diye sorduğu, Erol’un “Daha dur bakalım! O i... sara hastası biliyor musun?” “Kalsın i... bir daha da çıkamasın ordan yavşak” dediği,…

…26.10.2007 günü saat 17.28’de Sami Hoştan ile Orhan Kalkuz arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Sami Hoştan’ın “Şimdi bu yavşak aramış, bu Emin yavşağı... Bizim şeyi aramış... ee Metin’i aramış” “.... abi ne olur söyle ...s.k ona söyle o yavşağa” dediği,…

...Ben telefonda da, her yerde de sizin ananızı s...., bacınızı s.... sürece bana kimse

…Tape:294, 09.10.2007 tarihinde Göktürk isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Göktürk’ün “Senin telefonunu s…..m! Sende orospu karı gibi 3-5 tane telefon var a..na koyayım...”

…Yine Ergenekon terör örgütü üyesi Prof. Dr. Emin Gürses ile konuşan Bülent... isimli şahıs “Darbe mi yapacak, yapsınlar a…..ı s…..m! Ne olacak? Dünya ne yapacak, darbe yapsınlar a….a koyum darbesini ya!

Şüpheli Emin Gürses “...Şimdi ben komutanlara Harp Akademisi’nde söyledim. Ben olsam, başörtüsü maşörtüsü serbest ister g.tünüzü açın ister a…..zı açın. Başınızı ne ederseniz edin serbest…

…Tape:3371 03.09.2007 tarihinde Mithat Algül ile görüşmesinde özetle; “O an işte şey çıkıyor. Bu nedir bir milletvekili var. Kamer Genç... Kamer Genç çıkıyor, o an tabi çıkarken de Kemal Bey şey diyor... İşte, ‘an….ı a....ı si...imin kızılbaşı’ diye -çok affedersin- böyle bir cümle kullanıyor.”,

Tape:218 15.09.2007 tarihinde Muhammet Yüce ile görüşmesinde özetle; S. Akkurt’un “Gazeteci kolay... Ya gazeteci erkek değil mi?”, Muhammet: “Erkek, Fehmi Koru var ya a..na koyum” diyerek…

…Tape:158, 24.06.2007 günü saat:19.41’de M. Fikri Karadağ ile Kahraman Şahin arasındaki telefon görüşmesinde özetle; M. Fikri Karadağ’ın “Turgut Özal gibi orospu çocuğu mesela”…

…Tape:1448 16.11.2007 tarihinde Mehmet Şehirli ile görüşmesinde özetle; Mehmet ŞEHİRLİ’nin “Bu orospu çocuğu Ufuk var ya” “... Yardım ettik ya! Hani ettin ya yardım! Orospu çocuğu bu... Tercüman’da şimdi eski Ufuk...”

“…ya alçak herif, namussuzlara bak... Ya bir sürü düşman toplanmış orda! Az önce Fikret’e söyledim ama oturuyor orda Fikret yani” dediği, Nusret Senem’in “Başta anons ettiler de şimdi namussuzluk etti orospu çocuğu” dediği, F. İlsever’in “Abi çıkalım kürsüye, yapışalım yakasına kimse bu ya! Orospu çocukları ya her saniyesi alçaklık, hainlik...”

…Tape:1669 20.11.2007 tarihi, saat 18.57 sıralarında Hayrettin Ertekin ile Nurettin arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Nurettin’in “Ya ne kullanacaz? Gizli saklı yaptığımız bişey değil. Biz orospu çocuğu değiliz ki ya, dinleyenler orospu çocuğu. Hepsinin a…a koyum, bu kadar basit...” Nurettin’in “Ya dinlesinler abi! S…m analarını, boşver... Bizim gizli saklı bir şeyimiz yok...” dediği,

…Tape:J 00012 09.10.2007 günü saat 15.47 de X şahısla (536 415 45 36) yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip Tonçer’in “Ulan ben senin avradını s..kecem! Bu cuma günü a..ma koyacam senin!” “Ben sana ne yapacam görürsün” dediği, X şahsın “Seni savcılığa da verdim” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip Tonçer’in “Ver senin o savcını da s..kecem oğlum” “Senin o savcını da s..kecem oğlum, şerefini s..ktiğimin orospu çocuğu” “Ben senin için iki tane adamı cezaevine gönderirim” dediği..


Hüseyin Üzmez iddianamesi de açıklandı

Hüseyin ÜzmezGeçtiğimiz haftanın önemli gelişmelerinden biri de Şeriatçı Vakit gazetesinin “dini bütün” çocuk tacizcisi yazarı Hüseyin Üzmez’le ilgiliydi. Bir taraftan Ergenekon iddianamesi, diğer taraftan AKP hakkındaki kapatma davası görüşülürken güme giden olay Hüseyin Üzmez hakkındaki iddianamenin de açıklanmasıydı.

Açıklanan iddianameye göre 3 aydır tutuklu bulunan Üzmez hakkında “14 yaşındaki kıza cinsel saldırıdan” 26 yıl hapis cezası istendi. İddianamede kızın annesi L.Ç. de suç ortağı olmakla suçlandı.

Din, iman, Allah, Kur’an, abdest, namaz sözlerini dilinden düşürmeyen 77’lik sapığın açıklanan iddianamesi kalabalık gündem maddeleri arasında hak ettiği ilgiyi göremedi. Bütün gazetelerin ufak haberlerle geçiştirdikleri Üzmez vakası, ilk başlarda kendilerini canla başla savunan Vakit gazetesinde ise hiç yer almadı. Hatırlarsanız Ali İhsan Karahasanoğlu ile Abdullah Büyük isimli Vakit yazarları, taciz olayı ilk ortaya çıktığında Üzmez’i yüzsüzce savunuyorlardı. Ancak iddianame açıklandıktan sonra Üzmez hakkında tek kelime bile yazmadılar. Herhalde geçen üç aylık süre içerisinde Üzmez’in savunulacak kadar Müslüman olmadığına karar verdiler.

Telefon konuşmaları dinlemeye takılan Hüseyin Üzmez’in L.Ç. ve B.Ç. ile yaptığı görüşmeler iddianameye girdi. Bunlardan birinde Hüseyin Üzmez, kızın annesi L.Ç.’yi arayıp B.Ç.’yi soruyor. Annesi hasta olduğunu söyleyince Üzmez “İnşallah aybaşı hali değildir” diyerek B.Ç.’yi telefona isteyip onunla şöyle konuşuyor: “Kan adet halinde misin? Bugün gelecektim, hasta olduğuna göre niye geleyim oraya kadar. Hastasın kızım seni derde sokmak istemiyorum. Hele iyileş de öbür hafta bir şey ederiz. Yine sizi çağırırım, Mudanya’ya götürürüm. İyi olsaydın bugün gelecektim, işte bir gece kalırdık. Ondan sonra sizi gönderir ben de dönerdim. İyi ayarlamıştım ama hastalık girdi araya. İnşallah gelecek hafta sonu olur. Tezgâhları kuruyoruz. Az kaldı 1-2 ay sonra baban orada işe başlayacak. Ben de yakınım zaten. Gece gündüz beraber oluruz.”

Üzmez’i Allah ıslah etsin diyeceğim ama bu gözü dönmüş sapığa Allah’ın da yapabileceği bir şey yok!


Boktan bir reklam kampanyası

Sevan NişanyanSevan Nişanyan’ın eşinin kafasından aşağı bir kavanoz bok boca etmesinin, kelimenin tam anlamıyla, boku çıktı.

Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı Sevan Nişanyan’ın yeni kitabının piyasaya çıktığı günlerde yaşanan olay belli kesimlerde tartışma yaratmıştı. Aynı zamanda AGOS yazarı olan Nişanyan’ın bu hareketi, gazetede çalışan kadınların tepkisine neden olmuştu. AGOS’un genel yayın yönetmeni Etyen Mahçupyan’ın Nişanyan’ı savunması üzerine bir kadın çalışan gazeteden istifa etmişti. Tam olay kapanacakken Nişanyan’ın kitabı satmayınca yeniden tartışmalar başladı. biri Sabah’ın diğeri de Hürriyet’in Pazar ekinde aynı gün yayınlanan röportajlarla Nişanyan çifti yaşadıkları olayı Sevan’ın kitabının reklam kampanyasına dönüştürdü.

Sevan Nişanyan, Sabah Pazar’a verdiği röportajında (28.08.2008) öyle laflar ediyor ki, yüzsüzlükte “gazozuma ilaç koymuşlar” diyen Hüseyin Üzmez’le yarışıyor.

“Böyle bir durumda Türk erkeklerinin yüzde 99’u yumruk, yüzde 1’i de silah kullanırdı” diyen Nişanyan, aslında ne kadar demokratik bir tepki gösterdiğini anlatmaya çalışıyor. Pişkin pişkin “kavanoz zaten hazırdı” diyen Nişanyan, “o an öyle gerekiyordu, öyle yaptım” diyor. Bu işi o kadar doğal bir şeymiş gibi anlatıyor ki şaşırır kalırsınız: “çok sıradan bir şey olmadığı belli ama evlilikte insanlar birbirlerine yemek de dökerler, bir tencere çorba da boşaltırlar, tabak çanak da atarlar. Detay olarak daha farklı olabilir fakat evliliğin yapısında bu vardır.”

Nişanyan’ın “Bu olayda sizi en çok rahatsız eden ne?” sorusuna verdiği cevap aslında bunun basit bir aile kavgası olmadığını da gösteriyor. Nişanyan’ın soruya verdiği cevap “Eserlerimin böyle saçma bir olayın gölgesinde kalması”. Eşinin kafasından aşağı bok dökmeden önce pek adı sanı duyulmayan Sevan efendi, anlaşılan bu olayın yarattığı etkiyi sonuna kadar kullanmakta kararlı. Sevan için Atatürk’e ve Cumhuriyet’e küfreden “Yanlış Cumhuriyet” kitabının tanıtımı için bundan güzel fırsat olamazdı.

Aslında Sevan Nişanyan’ın sırf kitabını gündeme getirmek için bile eşinin kafasına bok attığı söylenebilir. Bu olay olduktan sonra raflarda yerini alan kitaba yine de pek ilgi gösterildiği söylenemez. Söz konusu röportajda kitabını 1994 yılında yazdığını anlatan Nişanyan, 1995’te kitabı yayınlamaya karar vermiş ama vazgeçmiş. Her nedense 14 yıl beklemiş. Şimdi Türkiye’nin bu tür bir saçmalığı kaldırabileceğini düşünüyor olmalı ki kitabı yayınlamış. Bu da işin bir başka boyutu.


 

VATAN SİZE MİNNETTARDIR

Halis Kırımlı  Onur Bakbak  Murat Uzun  Samet Akdeniz

Taha Köroğlu İsmail Bay Şükrü Özyol

Soldan sağa (yukarıdakiler): Halis Kırımlı (Konya), Onur Bakbak (Çorum),
Murat Uzun (Samsun), Samet Akdeniz (Bursa).

Soldan sağa (aşağıdakiler): Taha Köroğlu (Giresun), İsmail Bay (Tokat), Şükrü Özyol (Çorum).

Temmuz ayı, bölücü teröre karşı yoğun mücadele içinde geçti. Yapılan operasyonlarda PKK’ya ağır darbeler indirilirken vatan evlatları da şehit düştü. Burada yer verdiğimiz ve veremediğimiz bütün şehitlerimizi saygıyla anıyoruz. Ruhları şad olsun.

 
 
 

 


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe