14.07.2008/Sayı:195
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Söyleşi
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


 Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye  

Okur Mektubu

Sayın Gökçe Fırat;

Sizin yazılarınızı beğenerek okuyorum. Türkiye’nin zor bir sürece girdiğini herkes gibi ben de bu genç yaşıma rağmen biliyorum. Umuyorum ki, siz ve sizin gibi aydınlarla bizi bu zorlu döneme sokan vatan hainlerinden kurtulacağız. Buna inanıyorum.

Muhammet Aslan, İstanbul


Sayın Okan İşbecer;

Tuncay Özkan’ın her yaptığı mitingte İşçi Partisi de yer aldı. Sormazlar mı adama Doğu Perinçek’in PKK kamplarında ne işi vardı diye. Her yerden yamalı bohça!

Turhan Atay, İzmir


Sayın Hakkı Koca;

Gerçekten çok güzel bir hatırlatma! TÜRKSOLU’nu tebrik ederim. Her yazısı gerçekten vatansever insanlar tarafında yazılıyor. Buna çok seviniyorum; çünkü TV’de sevgili başbakanımızı(!) ve onun halkı asıl kandırdığını görüce gerçekten çok üzülüyorum. Sizlerin varlığını bilmek beni çok mutlu ediyor ve cesaretlendiriyor. Sizlere çok teşekkür ederim.

Duygu Damla Doğan, Gaziantep


Sayın Serap Yeşiltuna;

Türk Milleti uyansın arıtk! Devlet tasfiye edilmekteyken bunu nasıl önlememiz gerekir diye düşünmeliyiz. Yeniden Kurtuluş Savaşı vermek istemiyorsak AKP’den kurtulmalıyız. Sizin yazınızı okudukça çıldırmak üzereyim zannettim. Ya halk bunları görmüyor, iki din lafı edene oyunu veriyor, ya da bu millet gerçekten Aziz Nesin’in dediği gibi. Yoksa kabahat 85 yıldır Cumhuriyeti kökleştirip tüm halka mal edemeyen kesimlerde mi? Özellikle 12 Eylül rejimi sonrası solun tasfiyesi, Şeriatçı ve Kürtçü kesimin önünü açtı. Artık birleşip halka inelim. Saygılar.

Atalay Kuzu, Ankara


Sayın Kaya Ataberk;

CHP artık ne eskisi kadar iyi bir parti ne de Atatürkçü. Deniz Baykal yaptığı her işi Atatürk’e yakışmayacak bir şekilde yapıyor. Atatürkçülüğün arkasına sığınmış ama zerre kadar onunla alakası olmayan bir insan. Sol düşünce de artık kalmadı orada. Deniz Baykal’ın tek amacı sağcı bir partiyle uğraşmak. Bu yüzden seçimleri kaybettiği zaman istifa etmedi ya! Konuştukça batıyor. Hem partiyi batırıyor hem de kendisini.

Selin Savlu, İzmir


Sayın Gökçe Fırat;

Ben Atatürk’e laf söyleyeni göreyim, 17 yaşında olmama rağmen karşı çıkarım. 17 yaşında olmama rağmen demişken, 17 yaşında Erdal Eren idam edildi. Bu işlerde yaşa bakılmaz.

Deniz Gezmiş ve teröristbaşı Abdullah Öcalan’ı yan yana koyuyorlar. İkisi aynıymış. Abdullah Öcalan devrim istiyormuş. Abdullah Öcalan ve yandaşları Türk askerine ateş ediyordu. Deniz Gezmiş ise hiç bir Türk askerine ateş etmemiştir. Deniz Gezmiş Atatürk’ün yolunda ilerliyordu. Deniz Gezmiş topraksız köylünün toprak sahibi olması içim eylem yaparken, Abdullah Öcalan köylünün ürettiği malları alıp dağa çıkartıyor yandaşlarına yediriyordu. Deniz Gezmiş Türkiye için, Atatürk için yaşarken, onun devrimlerini bıraktığı yerden devam ettirmek istedi ama izin verilmedi. Deniz Gezmiş hayallerini gerçekleştirmiş olsaydı Türkiye bugün çok iyi bir yerde olurdu. Ama izin vermediler. Türkiye için yaşayan Deniz Gezmiş asıldı. Türkiye’yi bölmeye çalışan, Türk askerine ateş eden, Türk evlatlarını öldüren Abdullah Öcalan ise İmralı’da tatil yapıyor, besleniyor.

Deniz Bardakçı, İstanbul


Sayın Yavuz Selim;

Taliban’ın yaptığı bu iş inanılır gibi değil ama doğruysa gerçekten çok vahim. Afganistan’ı alacak Taliban’ın nükleer Pakistan’ı ele geçirmesi çok kısa sürer. Sonrasını düşünmek bile istemiyorum.

Özgür Bige, İzmir


Sayın Nur Arslan;

Ben 15 yaşında lise 1. sınıf öğrencisiyim. Yazınız gerçekten çok güzel. Belki yaşımı küçük bulacaksınız ama ben de devrim için mücadele etmek istiyorum. Deniz Gezmiş’in”çekirdek devrimcisi" dediklerinden olmak istemiyorum. Lütfen elimden tutun ve bu kardeşinizin doğru yolda, devrim yolunda yürümesi için yardım edin.

Alper Eren Çelme, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat;

Bir demokrasi havarisi. Kim acaba? ”Neo-liberal sol -yenilikçi sol-özgürlükçü sol" kendini bu şekilde tanıtmakta muhterem. E herkesin malumu solun ilericiliği, tarihsel gelişim sürecinin ürünüdür. Sol ilericiliği, devrimciliği temsil eder. Ama o halde neden yenilikçi sol-liberal sol-özgürlükçü sol gibi yeni sıfatlar var isimlerinin önünde bu zatların? ÖDP, EMEP, SDP gibi neo-liberal solun temsilcileri ve yeni dönem demokrasi havarileri, AKP hükümetinin gerici uygulamalarını ve sözüm ona demokrasiciliğini çok sevdiler.

Ama biri var ki, zat ı muhterem zil takıp oynuyor, ismi herkesçe malum: Ufuk Bey! Ha birde yeni dönem bir iş edinmiş kendine. Ama çok mühim mesele.”Darbecilerin" yargılanması için TBMM alt komisyonuna önerge vermiş demokrasi sevdalısı Ufuk Bey. Sözüm ona TBMM de”tek Marksist" vekil. Kolay değil muhteremin işi. Amma zor zanaat olsa gerek, yani soluculukla AKP’nin dinci gericiliğine yamanmak.

Gül’ün yemek davetine koşarak en başta ve ilk olarak yerini almak. Üstüne bir de demokrasi darbeciliği yargılayacak demesi onu ayrı bir yere taşıdı kalplerde. Ama özellikle de AKP’lilerin kalbinde.

Zatı şahaneleri bu sıralar Zaman gazetesinde, Fethullah hocanın gazetelerinde manşet oluyor. Ne diyelim hayırlısı. Diğerleri ise sözde STK’larla birlikte AKP hükümetinin yanında ilerici devimci yurtseverlere saldırmaktalar. Malum darbe ihtimali varmış. Fakat bu darbeciler ilerici, devrimci, yurtseverlerden oluşuyor, ama en önemlisi AKP karşıtlarından oluşuyor. Her şeyin çaresi var bu memlekette. Neo-liberallerinde olduğu gibi.

Doğucan Arıkan, İstanbul


Sayın Özgür Erdem;

Bu milletin sizin gibi evlatlar yetiştirdiğini görünce çok sevindim. Bizim değerlerimizi korumak her vatandaşın görevidir. Ben de bunlardan biri olmak isterim.

Salim Taş, Hatay


Sayın Gökçe Fırat;

Resmen karşımızda bir oyun oynuyorlar, biz de öyle seyrediyoruz. Nereye gitsem Ergenekon hakkında tek dedikleri, “darbeciler bir araya gelmiş hükümeti yıkmaya çalışıyorlar; ama neyse devlet bunları yakaladı" gibi şeyler. Ama haberleri yok asıl darbeyi yapan onlar. Şu an gazeteleri bir açıyorum ne işsizlikten söz eden var ne de gerçekten konuşmamız gereken çözüm bulmamız gereken sorunlardan. Çok mu zor şöyle bir etrafa bakmak? Aslında zor değil ama öyle bir yaygara kopardılar, ses çıkardılar ki, başka bir şey duyulmuyor. Ama biz duyuracağız. Sizlerle, tüm gerçek Atatürkçülerle. Ya istiklal ya ölüm!

Latif Yenikomşu, Kahramanmaraş


Sayın İnan Kahramanoğlu;

İnan Abi, gerçekten yazıların çok güzel. Abi diyorum, çünkü gerçekten Türkiye’nin Deniz’lerden sonraki gerçek devrimci kişileri ve gençleri sizlersiniz. Tüm yazarlarınız gerçekten harika işler yapıyor. Gerçekleri yazan ve tek muhalefet yapan sizlersiniz. Bugün mecliste muhalefet partisi olarak görünmeye çalışan CHP bile muhalefet yapmayarak sizin gibi gençlerin ve sizden sonra gelen genç neslin, yani bizlerin, siyaset ve Türkiye’nin durumu üzerine düşünme azmini kırıyor. Tüm devrimci abilerime başarılar dilerken bir kez daha yazılarının harika olduğunu belirtmek istiyorum.

Veysel Karakaş, Tekirdağ


Sayın Cem Yağcıoğlu;

Müslümanım her şeyi yaparım diyenler daha açık nasıl anlatılabilir ki... Sözünüz sözümüzdür. Yüreğinize sağlık.

Songül Bozkoyunlu, Antalya


Sayın Gökçe Fırat;

Keşke herkes görevini yapabilse. Biz de halk olarak üzerimize düşen görevi bilip yapabilsek. Nasıl bir perde var ki gözümüzde? Ne satılan ülke topraklarını, ne yolsuzlukları, ne de hükümetle işbirliği yaparak güçlenen terörü görebiliyoruz. Belki de görüyoruz ama sonunda bizi de etkileyeceğini bilmeden bana dokunmayan yılan bin yıl yasasın diyoruz. Bu kadar mı tepkisiz kaldık? Uyan ey halkım! Vatan elden gidiyor.

Nur Tekin, İstanbul


Sayın İnan Kahramanoğlu;

Karşımızdaki insanların anlamadıkları şey şu: Sosyalizmin kişilere bağlı bir ideoloji olduğunu düşünüyorlar. Deniz Gezmiş’i öldürdüler ama düşüncelerini öldürebilirler mi? Bence asla!

Hasan Şeritoğlu, Adana


Sayın Gökçe Fırat;

Bugünkü durum gerçekten dehşet verici, tüyler ürpertici. Ya bu halk çok saf, ya bu AKP’liler işini çok iyi biliyor. Gözümüze soka soka tehlikenin geldiğinin sinyallerini aylar öncesinden vermişlerdi. Satılmış medyayı takip eden her aklıselim vatandaş bugün böyle rezil olaylarla karşılaşacağımızı kesinlikle anlar. Bir orduya dil uzatmamışlardı onu da yaptılar. Bu tip varlıkların Türklüğünden şüphe duymamak imkansız. Her şeyin suyunu çıkardılar artık. Bunların ne saygıları var ne de seviyeleri. Bu kadar olur. Kime nasıl güveneceğimizi, kiminle nasıl yola devam edeceğimizi şaşırmış durumdayız. onların istediği de bu zaten. Yönümüzü şaşırıp iğrenç tuzaklarına düşeceğimizi sanıyorlar. Bu ülkede yıllardır onların tuzaklarına düşen ülkücüsü, sağcısı, sözde solcusu, Şeriatçısı, gereğinden fazla var. Biz devrimciler vatanımıza ölümüne sahip çıktığımız için durmadan bize saldırıyorlar. Ama boş çabalar bunlar. Bu günler de geçecek. Biz devrimciler, o güneşi bir gün mutlaka zaptedeceğiz.

Selda Demir, Kocaeli


Sayın Gökçe Fırat;

Deniz, Hüseyin, Yusuf, Mahir, Ulaş ve daha niceleri devrim için canlarını verdiler. Kimler için? Bizler için, köylümüz, emekçi insanımız, işçimiz için. Bugün bizler de onların yolundan gitmeliyiz. O günlere yeniden dönmeliyiz. Türkiye'de devrim şart! Ben bu yazıyı okuduğum zaman gerçekten duygulandım. Onlar hiç bir karşılık beklemeden halkı için savaştılar ve bu uğurda canlarını verdiler. Şimdi köylümüz, işçimiz, emekçi halkımız onları arıyor. Faşist partinin işçilerimizi ve emekçi halkımızı ne duruma getirdiğini görüyoruz. Ama onlar şimdi yok. Onların yerini biz almalıyız. Çünkü ülkemiz gitgide ABD'nin etkisi altına giriyor. Yaşasın sosyalist devrim, kahrolsun faşizm ve emperyalizm!

Ahmet Karadağ, Sivas



Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe