|
Gökçe Fırat |
27 Mayıs öncesi gibi
Önce Genel Kurmay Başkanı, ardından Org. Yaşar Büyükanıt, Tayyip Erdoğan’la görüştü. Tayyip Erdoğan panik havası içinde ve her zamanki inandırıcılıktan uzak üslubu ile “ordu gözbebeğimizdir” açıklamaları yapıyor
du. Sonra olaylar hızlı ve plan dahilinde işlemeye başladı. Bu süreç içerisinde özellikle Cumhurbaşkanı Sezer’in çıkışları önemliydi. İddianame’nin hemen ardından Yaşar Büyükanıt’a sahip çıkan açıklamayı, ardından AKP yönetimini neredeyse doğrudan suçlayan açıklamaları sırayla gelmeye başladı. Böylelikle Ankara’daki iki tepe nokta da AKP’ye karşı atağa geçmişti. Burada bir eşgüdüm olduğu seziliyordu. Bir diğer nokta da Ordu’nun İran, Irak sınırında mevzilenerek gerek PKK’ya, gerek PKK’yı koruyacak ve Apo’yu affedecek AKP’ye, gerekse her ikisini birden Ordu’nun üzerine süren ABD’ye önemli bir mesaj veriliyordu. Ordu, siperde hazır, saldırıları göğüslemeyi bekliyordu. |
|
Gökçe Fırat |
Asıldılar ama satılmadılar
Deniz’lerin cunta ile bir ilişkisi olmadığı ise tarihsel olarak ortadadır. 12 Mart faşist cuntası 9 Martçıların üzerine giderken, elinde bundan güzel koz mu olurdu?
Hiçbir mahkemede böyle bir iddiada bulunamadılar çünkü böyle bir olgu ortada yoktu. Nitekim Deniz’ler yargılanmalarından idamlarına geçen süreçte de sadece ve sadece devrimci gençler olarak yargılandılar; herhangi bir cuntanın uzantısı olarak değil.. |
Yekta Güngör Özden
Şamata
Sakıncalı kalkışmaların en tehlikelisini AKP lideri yapmış, Anayasa’nın asla değiştirilemeyecek 4.maddesini amaçlayarak “kuralların birbirine üstünlüğüne son verileceğini” söylemiştir. Anayasa kuralları birbirine eşittir. Ancak kimilerinin yaşamsal önemi ve özelliği vardır. Anayasa’ya aykırı Anayasa değişikliklerinin önerilemeyeceğini ve olamayacağını başta Başbakan, herkes bilmeli ve öğrenmelidir. Günümüz iktidarı kadar Anayasa’ya aykırı davranan iktidar olmamıştır. |
|
Nur Arslan
Latin Amerika Bolivar'ın, Che'nin yolunda,
Ya Atatürk'ün Türkiyesi
Chavez, ABD’ye meydan okuyan tavırlarıyla ezilenlere ABD ile savaşılabileceği gerçeğini tekrar hatırlatmakta, adeta Che’nin savaş sloganlarını yüksek sesle yaymaktadır. Halkçı, devletçi uygulamalarla kendi ulusal kalkınmasını yaratan Küba Devrimi’nin ardından gelen Venezüella ve Bolivya’daki aya kalkış Latin Amerika’nın kıtasal birliğe doğru gitmesinin çokta uzak olmadığının sinyallerini veriyor. Batının şer ekseni diye tanımladığı tüm ulusların ABD’ye karşı yan yana gelmesi ise mücadelenin bir zorunluluğu olarak karşımızda duruyor. |
Şener Üşümezsoy
Emperyalizme karşı petrol ve nükleer
O halde görüldüğü gibi nükleer ile petrol, emperyalist sistemin en temel iki kaynağıdır. Petrol, emperyalist sistemin vazgeçemeyeceği bir kaynaktır. Nükleer güç, emperyalist sistemin geçmişte dünya halklarını yola getirmek için kullandığı en son çare iken, bugün bu silah kendisine doğru dönmüştür. Nükleer silahlara ve petrol yataklarına sahip olan bir ülke, bu petrol yataklarını emperyalist sisteme kaptırmaksızın kullanabilmek ya da yok edebilmek için nükleer silahlara başvurabilecek bir ülke olarak karşımıza çıkmaktadır. |
Cihan Dura
Yabancı sermaye: Faydası yok zararı çok
Türkiye’ye gelen yabancı sermaye hazırcıdır; taş atıp kolunu yormak istemez: Yeni yatırım yapmak yerine mevcutları satın almaya bakar. Bu satın almalar yatırım değildir. Eskiden bu tür “yatırım”a, “plasman” denirdi. Bağımsızlığın yok olması, düalizm, dış bağımlılık, haksız rekabet, dış dengesizlik, teknolojik bağımlılık, kalkınmanın engellenmesi… Türkiye’ye yabancı sermaye ne kadar çok girerse, bu etkiler de kaçınılmaz olarak o derecede çoğalacak ve şiddetlenecektir. |
Mustafa İzberk
Türkler, Yunanlılar bir de Kurtuluş Vapuru
Her Tanrı’nın gününe Türkiye’nin yarınını karartma
yolunda, Avrupa Birliği’nde, Kıbrıs’ta, Ege’de nasıl bir saldırıya girişeceğinin hesabıyla başlayan Yunan’ın bitmez
tükenmez oyunlarını düşünüyorum:
İşte -Avrupa’nın kökeninde varmış(!)- Yunan uygarlığı, işte
“Türk Uygarlığı”
diyorum… |
|
|
İnan Kahramanoğlu |
Gün doğdu hep uyandık, siperlere dayandık
Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkarken yıktığı şey padişahın iradesidir. Mustafa Kemal’in karşısına aldığı güç, başta İttihat ve Terakki olmak üzere Osmanlı’nın siyasal düzenidir. Ancak Mustafa Kemal bunların arkasındaki gücün Batı emperyalizmi olduğunu ve Osmanlı’yı yok etmek isteyen emperyalizmi yenilgiye uğratmadan kurtuluşun mümkün olamayacağının farkındadır. Atatürk’ün emanetini taşıyan devrimci gençlik, “Cumhuriyet bize emanet” diyerek Deniz’lerden 33 yıl sonra TÜRKSOLU ile yeniden Türk halkını emperyalizme karşı vatan savunmasına çağırmaktadır. 19 Mayıs 2006 bu nedenle yeni bir durum değerlendirmesini ve vicdan muhasebesini gerekli kılmaktadır. Atatürkçülük iddiasında olan herkes Atatürk olmadan, Deniz olmadan, onlar gibi devrimci olmadan vatanı kurtarmanın mümkün olmadığını anlamak zorundadır. |
|
Tuğrul Çelik |
19 Mayıs'ta TÜRKSOLU'nda
Kaynağını Atatürk’ten alan TÜRKSOLU bugünkü kurtuluş örgütlenmesinin merkezidir. Yeniden vatan savunması verecek olan Kuvayı Milliyecileri kendi safına çağırıyor. TÜRKSOLU baştan ayrımını koyuyor. Vatan savunması verecek olanlar gerçek Atatürkçülerdir. TÜRKSOLU’nun yaratacağı örgütlenme, gücünü kapsamaktan çok ayırmaktan almaktadır. |
Kaya Ataberk
Sınırı geçelim
PKK'yı ezelim
Ortada olan bir gerçeklik ABD’nin tüm hassasiyetine rağmen İran’ın şu anda Kuzey Irak’a müdahale etmiş ve sınırı geçmiş olduğudur. ABD kendisine o kadar güvenseydi, saldırmak için bahaneler ürettiği İran’a bu durumu bahane ederek saldırırdı. Diğer taraftan ABD’nin Kürtleri korumak amacıyla Türkiye’yle savaşmayı siyasi anlamda da göze alamayacağı ortadadır. Türkiye elindeki bu kozu iyi değerlendirerek Kürt işbirlikçiliğini, PKK’yı ezmekte gecikmemelidir. Eğer bu yapılabilirse ABD bu sefer ne İran’a ne de Türkiye’ye gerçek anlamda bir saldırıya kalkışabilir. |
Gündem |
Sömürge aydınlarının telaşı |
Türk düşmanı-Türk düşmanı dostu  |
|
Fethi Dördüncü
Hakaret etmedim, Atatürk'e şikayet ettim
TÜRKSOLU’na ve TÜRKSOLU ailesine saygı ve hürmetlerimi yollarken, başarılarının devamını Tanrı’dan diliyorum. Şahsen elimden geldiği kadar maddi ve manevi yardım da yapıyorum. Sizleri takdir ediyorum. Bunlar insanın gözlerini yaşartıyor. Öbür taraf, çalışırken muazzam paralarla çalışıyor.
Siz ise kendi özverilerinizle, gayretlerinizle çalışıyorsunuz. TÜRKSOLU’ndaki tüm dostlara ve genç arkadaşlara selamlar, başarılar. |
Turhan Feyizoğlu
Erdal Ağabey'in ardından
Erdal Öz’le “Deniz-Bir İsyancının İzleri” isimli kitabımı hazırlarken tanışmıştım.
Bana yardımcı oldu, bilgilerini benimle paylaştı.
Değişik toplantılarda ve kitap fuarlarında karşılaştığımızda sohbet ederdik.
İyi bir dinleyiciydi. Karşısındaki insanı sabırla sonuna kadar dinlerdi. Sıkıldığına tanık olmadım. Gülümseyerek dikkatle dinler ve yanıt verirdi.
Sinan Cemgil hakkında yazdığım “Sinan-Nurhak Dağlarından Sonsuzluğa” isimli kitabımı hazırlarken yine gidip sohbet etmiştim. |
Reha Ören
Aytaç Durak, Baydemir hakkında konuşamaz
Doğrudan doğruya Alman vakıf1arının istekleri doğrultusunda faaliyet gösteren Türkiye Belediyeler Birliği’nin Genel Başkanı, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’ın her fırsatta kin ve nefretini kusan Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir konusunda neden sustuğunu anladığınıza eminim.
Bence anlamış olmalısınız. Her şeyin bir bedeli vardır. Almanlar bu faaliyetlerinin karşılığında üstüne üstlük pekala para da kazanmaktalar.
|
| |
|