|
MANİFESTO 1-TÜRKSOLU, Türk halkının sorunlarının ancak sol bir düşünce ve eylem ile çözülebileceği anlayışından yola çıkar. Türkiye topraklarında Türk halkının solla buluştuğu anlayışı TÜRKSOLU kavramı olarak ifade eder. 2-TÜRKSOLU, kendini Kuvayı Milliye geleneğinin takipçisi olarak görür. Atatürkün Anadoluda Bağımsızlık Savaşını başlatması ve Cumhuriyetin kuruluşu ile devam eden devrimci geleneğin mirasçısıdır. Bu devrimci gelenek, özellikle Atatürkün şahsında sembolleşmiştir. Atatürk, 1919da başlayan Türk Devriminin önderidir. TÜRKSOLU, Atatürkün başlattığı devrimci mücadeleyle oluşan ve onun ölümünden sonra da devam eden Türkiye devrimci düşüncesinin adıdır. Kuvayı Milliye, Türkiyenin bağımsızlık savaşının örgütüdür ancak rolü ve anlamı bununla sınırlı değildir. Kuvayı Milliye, emperyalizmin sömürgeleştirmek istediği bir ülkenin emperyalizme direniş ve ondan bağımsız bir düzen kurma arayışının adıdır. 3-TÜRKSOLU, Kuvayı Miliye ile başlayan emperyalizmle savaş, emperyalizmden kopuş ve emperyalizmden bağımsız bir düzen kurma davasını devam ettirir. TÜRKSOLU, çağımızda temel meselenin emperyalizmden kurtulmak olduğunu savunur. Bu nedenle antiemperyalizm TÜRKSOLUnun en başta gelen niteliğidir. Ancak TÜRKSOLUnun antiemperyalizmi, sadece kurtuluş savaşı vermekle sınırlı değildir. Esas olan, emperyalizmi yenmek değil, emperyalizmi yendikten sonra bağımsız bir ülke inşa etmektir. Bu nedenle Türkiyede Kuvayı Milliye ile başlayan antiemperyalist yolun Atatürkün ölümünden sonra terkedilmesine karşı çıkar. Atatürkün tam bağımsızlık kavramı TÜRKSOLUnun antiemperyalist bakış açısını en iyi yansıtan kavramdır. Ekonomik, siyasi, kültürel tüm alanlarda emperyalizmden kopmak ve aynı zamanda kendi değerlerini yaratmak, bugün de antiemperyalist mücadelemizin esasıdır. TÜRKSOLU, günümüzde emperyalizmin niteliğinin değiştiğini savunan düşüncelere karşı çıkar. Çağımız hâlâ emperyalizmin tüm dünyayı sömürgeleştirmeye çalıştığı ve bu uğurda tüm dünyada sömürgeci savaşlara giriştiği çağdır. Dolayısıyla emperyalizme karşı verilecek mücadele de, emperyalist savaşlara ve müdahalelere karşı savaştır. Emperyalizmle barış olamaz emperyalizmle ancak savaş olabilir. Bu devrimcilerin iradi tercihi değil tarihi bir zorunluluktur. Emperyalizm demek sömürgeleştirmek için savaş demektir. Antiemperyalizm ise doğal olarak sömürgeleştirmeye karşı savaş olmak zorundadır. Hegemonyasını silahla kuran emperyalizm ancak silahla yıkılabilir. Türk Kurtuluş Savaşı bunun en güzel örneğidir. 4- Antiemperyalizm sadece emperyalizme karşı bağımsızlık savaşı vermek olarak da sınırlandırılamaz. Dünyada emperyalizm ve ezilen uluslar bir arada yaşayamazlar. Birinden biri fazladır. Emperyalizm ezilen ulusları yoketmeye çalışmaktadır. Buna karşı koymanın yolu öncelikle bağımsızlık savaşı vermektir ancak bu yeterli değildir. Emperyalizme karşı savaş, onu yıkmaya, yoketmeye, yeryüzünden silmeye yönelmek zorundadır. TÜRKSOLU, emperyalizme karşı tüm dünyada verilen şanlı kurtuluş savaşlarını sahiplenir. Ancak, ezilen uluslar için mücadelenin bağımsızlıktan sonra bitirilmesi ve emperyalizmin varolduğu bir dünyada bağımsız bir ülke olarak kalmakla sınırlandırılmasını eleştirir. Tüm ezilen uluslar, bağımsızlığa kadar kendi yurtlarında verdikleri savaşı, bağımsızlıktan sonra emperyalist metropole taşımalı ve emperyalizmi kendi evinde yok etmelidir. Emperyalizm yok edilmedikçe tam bağımsızlık mücadelesi bitmemiş demektir. 5- Emperyalizme karşı mücadele tarihi, bu mücadelenin kesin başarısının ülke içinde kurulmaya çalışılan düzenle doğrudan bağlantısını ortaya koymuştur. Emperyalizme karşı verilen mücadele, ülke içinde antikapitalist bir düzen kurmaya yönelmedikçe yenilgi kaçınılmazdır. Dolayısıyla tutarlı antiemperyalizm ancak kapitalizm karşıtlığı ve alternatif sosyalist bir düzenle mümkündür. Ezilen uluslar, emperyalizme karşı verdikleri savaşlardan sonra halkçı ve eşitlikçi düzenler kurmaya yöneldiler. Türk Devriminin halkçılık, devletçilik nitelikleri bu tür bir düzen kurma çabasının en önemli göstergesidir. Hemen hemen tüm uluslar kendilerine özgü sosyalist bir toplum inşa etmeye giriştiler. Ancak tüm bu mücadeleler, emperyalizmin karşı saldırısı ve antiemperyalist mücadelelerin tutarlı anti kapitalist olmamaları yüzünden yarıda kaldı. Kapitalist mülkiyet ve meta ilişkilerini yok etmeyen ülkelerin ulusları bir süre sonra mülkiyet-meta virüsünün ülkeyi sarması ile emperyalizme taviz vermeye, işbirliği yapmaya mecbur bırakıldılar. Buradan ders çıkaran TÜRKSOLU, kapitalist Batı uygarlığının temeli olan tüm mülkiyet-meta ilişkilerine tümüyle son vermeyi vazgeçilemez bir görev olarak belirler. Antiemperyalist mücadelemiz ancak bu şekilde gerçekten halkçı bir düzen kurulması ile sonuçlanabilir. 6- TÜRKSOLUnun antiemperyalizmi Batı uygarlığının sadece ekonomik yönüne yönelik bir karşı çıkış değildir. Batı, kapitalizm ve emperyalizmle birlikte vardır. Onun tüm değerleri ister istemez kapitalizmin ve emperyalizmin halk düşmanı karakteri ile belirlenmiştir. Bu nedenle TÜRKSOLU, Batı medeniyetine tümüyle karşı çıkar. Batı uygarlığı emperyalizmin uygarlığıdır ve emperyalizmle birlikte yeryüzünden silinmelidir. TÜRKSOLUnun Batı karşıtlığı bir öze dönme çabasıdır. Yeryüzündeki tüm ezilen uluslar, kendi tarihleri, kendi dilleri, kendi dinleri ve kendi renkleri ile vardır. TÜRKSOLU, emperyalizmin tüm bu ezilen uluslara örnek model olarak koyduğu Batı standartlarına tümden karşı çıkar. Ezilen ulusların Batı medeniyetinden öğrenecekleri, faydalanacakları bir şey yoktur. Ancak öze dönme çabası, ırkçı ve dinci bir eski güzel günlere dönme hayali değildir. TÜRKSOLU, özellikle ezilen dünyada ırkçılığın ve dinciliğin ulusu bölücü ve emperyalizmi güçlendirici rolünü görür ve laikliği vazgeçilemez bir değer olarak savunur. Her ulus, kendi tarihinden ve kültüründen çağdaş bir uygarlık çıkarma potansiyeline sahiptir. Bugün Batı medeniyetinin tahakkümü altında bu potansiyel yok edilmeye çalışılmaktadır. Bu nedenle öze dönüş, Batı medeniyetine karşı ezilen ulusların kendi çağdaş değerlerini yaratma mücadelesidir. 7- TÜRKSOLU, Batı uygarlığına karşı mücadele ederken milliyetçilik bayrağını yükseltir. Ezen ulusların emekçileri ile ezilen ulusları birleştiren enternasyonalist bir bağ yoktur. Bu tür istekler ancak bir hayal olabilir. TÜRKSOLU ise emperyalist bölünmenin yarattığı gerçek dünyada politika yürütür. Ezilen ulusları topyekün sömüren kapitalist ülkelerin, ezilen uluslara enternasyonalist olma çağrısı sadece ve sadece sömürgeciliği meşrulaştırır. Ezilen ulusların dostunu düşmanını ayırdetmesine engel olur. Ezilen uluslar, emperyalizme karşı ulus olarak mücadele ederler ve bu mücadelede milliyetçi olmak işin doğası ve doğrusudur. Ezilen ulusların ezen ulusların emekçilerinden bir beklentisi olamaz. Emperyalizmi yok etme görevi ezilen uluslar tarafından yerine getirilecektir. Emperyalist ülkelerin emekçileri, gerçekten enternasyonal bir dayanışma istiyorlarsa, kendi emperyalist ülkelerine karşı doğrudan savaşa girişmelidirler. Emperyalizmin küreselleşme saldırısı koşullarında bu enternasyonalizm çağrısı. ancak böl-yönet politikasının bir uzantısı olabilir. Emperyalizm ulusları ve ulusal sınırları yoketmeye çalışırken yapılması gereken ulusları ve ulusal sınırları savunmaktır. Bugün emperyalistler ezilen uluslara karşı enternasyonal bir haçlı saldırısı düzenlemektedirler. Bu saldırı ezilen uluslar içinde sol kompradorlar yaratarak ilerlemektedir. Sol kompradorların azınlıklar yaratma çabası ile emperyalistlerin ulusları bölme çabası başbaşa yürümekte ve topluca milliyetçiliğe karşı savaş vermektedirler. TÜRKSOLU bu savaşta hem emperyalistlere hem de onların sol kompradorlarına karşı milliyetçi mücadelenin önderliğini yürütür. Ancak bununla yetinmez emperyalizme karşı Üçüncü Dünyanın devrimci cephesinin kurulması için üzerine düşen tüm görevleri yerine getirmeye çalışır. Bu doğrultuda Avrupa Birliğine, Dünya Bankası ve IMF gibi emperyalist mali kuruluşlara, NATOya karşı çıkar. 8- TÜRKSOLU, Türkiyede devrim yapma kararlılığının ideolojisidir. Bu ideolojinin dayanağı ise elbette emekçi sınıflardır. Başta işçi sınıfı olmak üzere tüm emekçiler Türkiyede devrimin temel dinamiğidir. Ancak TÜRKSOLU, Türk Devriminin tarihi gelişiminden dersler çıkartır. Bu doğrultuda Türkiyede gençliğin devrimci mücadelesine özel bir önem verir. Ancak gençlerin emekçilerden bağımsız bir devrim yapabileceği fikrine karşı çıkar. Aynı şekilde aydınları da Türk devriminde önemli görevleri ve etkisi olan bir kesim olarak hesaba katar. Kuvayı Milliyenin, halk-ordu-aydın ittifakını, gençliği de katarak geliştirir ve bu ittifakı bölmeye yönelik tüm çabalara şiddetle karşı çıkar. Özellikle de Türkiyede orduyu düşman olarak gören sözde sol anlayışla mücadele eder. Bu anlamda 1960ların devrimci ortamını ve birlikteliğini yeniden yaratmak için yola koyulur. TÜRKSOLU, çıktığı bu yolda, Kuvayı Milliyeyle başlayan geleneği layıkıyla temsil etmek için elinden geleni yapacaktır. Bu yolda önemli zorluklar olduğu ortadadır. Ancak tüm zorlukları halkla birlikte aşma kararlılığı taşımaktadır. Türkiye topraklarının özlediği, Türk insanının beklediği Solu yaratma mücadelesinde, tüm halkımızı TÜRKSOLU mücadelesine katılmaya davet ediyoruz. |