| Okur Mesajları |
Sayın Cem Yağcıoğlu; Yazılarınızı sade, net ve bir o kadar da güzel buluyorum. Sizin yazılarınızı bütün arkadaşlarıma gönderiyorum. Bu yazıları yazdığınız için sizi tebrik ederim. Nuray Günay, İstanbul Sayın Gökçe Fırat; Halimiz ne yazık ki bu. Böyle düşündük ve sığınacak yerler aradık. Bize kurumları gösterdiler. Kendimizi ve kendimize güvenmeyi unuttuk. Başarılı biçimde yazdığınız biyografimize “hayır, öyle değil!” demeyi çok isterdim ama üzgünüm. Bu yazınızda faşizmi, psikolojisini ve devrimcilerin mücadelede ona vermesi gereken gerçekçi cevabı en güzel biçimde açıklamışsınız. Faşizme karşı tüm devrimcilerin başı dik ve korkusuzca “Evet 1 Numaranın emrindeyim, ben de Mustafa Kemal’in askeriyim!” diye bağırabilmesi umuduyla... Çağatay Bayrak, Sakarya Sayın Özgür Erdem; Evet, yazınızda çok doğru izlenim ve yerinde benzetmeler var. Psikolojide buna “sistematik duyarsızlaştırma” denir. Yani kişinin normalde tepki vereceği bir şey, küçük parçalar halinde yavaş yavaş verilir. Böylelikle kişi tepki vermez hale gelir. Şeriatçı faşist AKP, yurtseverleri milliyetçileri Kemalistleri sistematik olarak duyarsızlaştırdı. Alparslan Yılmaz, Ankara Sayın Özgür Erdem; Bunlar kimi neyle suçlayacaklarını şaşırmış durumdalar. Şaşırdılar resmen. Bunlar kendilerine boyun eğmemizi bekliyorlar ama daha çok beklerler. Merve Kaya, Malatya Sayın Yunus Yılmaz; Ellerinize sağlık, çok güzel ve ne acıklı ki, durumumuzu anlatan çok gerçekçi bir yazı olmuş. Lütfen bu yazı karşısında kayıtsız kalmayalım. Dışarı çıkalım çünkü hayat dışarıda. Her şey bizim elimizde. İçimizdeki devrimci ruhu harekete geçirmenin zamanı geldi de geçiyor bile. Pınar Horzum, Karaman Sayın Gökçe Fırat; Devrimci olmak isteyen ve bu yolda emin adamlarla ilerlemeye çalışan bir Türk genci olarak söylenenlerin hepsine katılıyor, devrimi sonuna kadar destekliyor ve tanıdığım en büyük devrimciler olarak ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, Deniz Gezmiş ve Che Guevara’yı örnek alıyorum. İrem Güzeloğlu, Kahramanmaraş Sayın Yunus Yılmaz; Söylediklerinize aynen katılıyorum. AKP önce bir Ergenekon saçmalığı yarattı, şimdide bizden bu saçmalığa inanmamız isteniyor. Atatürkçü halk ile ordu arasındaki bağlar yıpratılmak hatta koparılmak isteniyor. Bu durumda bizler oyuna gelmediğimizi ve böylelikle onların gerçek yüzlerini görüp, büyük bir mücadelenin içine girdiğimizi onlara göstermeliyiz. Şimdi örgütlenmenin tam sırası bence de. Onlar cumhuriyet mitinglerini düzenleyen paşalarımızı içeri atmış olabilirler ancak böylesi bir durumun bizim Atatürkçülüğümüzden hiçbir şey götürmediğini, aksine bizi daha büyük bir örgütlenmenin içine soktuğunu göstermeliyiz. Yaptığımız eylemler ve mitinglerle ordumuza olan güvenimizde hiçbir eksilmenin olmadığını kanıtlamalıyız. Bunun için de yeni liderlere ihtiyaç var. Halkın bu örgütlenmesinde TÜRKSOLU’nun liderliğine güvenimiz sonsuz. Halenur Yılmaz, İstanbul Sayın Özgür Erdem; Yazınızda içinde bulunduğumuz durum çok güzel özetlenmiş. Yazınızı okuduktan sonra bir kurbağa olduğumu anladım. Kim olduğumu anlamama yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim. Sevim Duran, İstanbul Sayın Gökçe Fırat; Yazınızı hak vererek okudum. Okuduktan sonra da şu kanaate vardım ki, insanlar dönek olmasalardı çürümüş düzen bu şekilde bugünlere kadar sürüp gelmezdi. Bekir Ciddi, Ankara Sayın Okan İşbecer; Bu kişiler Atatürk’ün kurduğu devleti, rejimini, politikalarını eleştiriyor gibi görünüp aslında cumhuriyetin temel ilkelerini yanlış tanıtıyorlar ve kötülüyorlar. Bu kişilerin niyeti çok açık olarak ortada ve ne yazık ki bu kişiler Meclis’te. Artık bunlara karşı bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyorum. Nur Tekin, Bursa Denizleri düşündükçe içim acıyor. O dönemi yaşamasam da bir yanım hep orada. Sormadan edemiyorum; Şimdi değişen ne? Yeni gençlik, yani biz, kaybettiğimiz, bizler için ölen o muhteşem insanlara olan borcumuzu neden ödeyemiyoruz? Hiçbir şeye yaramadığım için kendimden nefret ediyorum. Buradan sizler aracılığıyla Denizlere seslenmek istiyorum: Özür dileriz sizden ey güzel insanlar! Ne yazık ki sizlere layık olamadık. Ama yine de umutluyum. Belki bir gün ülkem ve dünya size layık hale gelir. Diren İnan, Malatya Sayın Özgür Erdem; Ben günümüzdeki Atatürkçülerin-hele CHP’nin- gerçek Atatürkçü olduklarına inanmıyorum. CHP’nin Atatürkçülüğü tiyatrodur. Onların tek derdi koltuk ve paradır. Bence CHP’ye laf anlatacağımıza halka anlatmaya çalışmak daha faydalı olacaktır. Mehmet Birtürk, Muğla Sayın Gökçe Fırat; Bana Ergenekon operasyonunun gerçek amacının ne olduğunu gösterdiğiniz için size çok teşekkür ederim. Ben de diyorum ki, bundan sonra 1 Numara’nın emrindeyim. Ben de Mustafa Kemal’in askeriyim. Rıdvan Erkan Erkal, Balıkesir Önceliklye hepinize selamlar. Ülkemizde bir dolu operasyonlara eşzamanlı olarak start veren ABD, Türkiye’de Fethullahçı savcı ve polislerle hukuksal, PKK ile silahlı, AKP ile siyasal, entelektüel eski solcularla ise medyasal saldırılarla ulus devlet Türkiye’yi yıkma operasyonunu el birliğiyle yürütmekteler diye düşünüyorum. Adnan İnce, Bursa Öncelikle, söze nereden başlayacağımı bilemiyorum. Ne zaman 68 kuşağı mevzubahis olsa heyecanlanıyorum. Ve hayranlıkla o ölümsüz insanların davalarında ne kadar haklı olduklarını ileri sürüyorum. Denizler ne yaptıysa Mustafa Kemal’in Gençliğe Hitabesi’ni dikkate alarak yaptılar. Ve son söz olarak; Denizler bu ülkenin ikinci Mustafa Kemalleriydi. Cem Karaarslan, Tokat Türk gençliğinin apolitik olmayıp, bilinçlenmesini; ilerici, Kemalist, aydın, yurtsever, devrimci, olmasını istiyorum. Vatanını emperyalist, faşist ve bölücülere bırakmayan bir gençlik olmasını, bunun için çabalanmasını istiyorum. Gençleri bilinçlendirme görevi derneklere, öğretmenlere, yazarlara, gazetecilere düşmektedir. Vatanımıza sahip çıkan her Türk genci bu ülkeyi uygarlığa götürecektir! Defne Gülbahar, İstanbul Sayın Gökçe Fırat; Böylesine yüce bir davayı bizlere anlatıp bizleri bilinçlendirdiğiniz için size ve TÜRKSOLU’na çok teşekkür ederim. Murat Çetin, Adana
|