04.08.2008/Sayı:198
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Söyleşi
Şiir
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Okur Mesajları

Okur Mesajları

Soros’un çocukları

Dünyanın dört yanında etrafa para saçıp
Satılık kalemleri bir araya getirdi
İçlerinden yıkarak ülkeleri bitirdi
Nereden peydahla(n)dı S oros bu çocukları

Para babalarının en muteber patronu
Sayesinde kalmadı fakirin kıçta donu
Bilinmez bu öykünün nasıl gelecek sonu
Ne kadar kışkırtacak S oros bu çocukları

Emekçi kul olurken sermaye özgürleşti
İşbirlikçi olanlar yönetime yerleşti
Satılık ve liboşlar tek amaçta birleşti
Bilinmez nasıl geçti S oros bu çocukları

Bir araya gelinip ülke savunulmazsa
Kanla kazanılanın ardında durulmazsa
Bütün ihanetlerin hesabı sorulmazsa
Kimbilir neler yapar S oros bu çocukları

İnsanlar uyanıp da gerçekleri görürse
Yurtseverler birlikte üstlerine yürürse
Bilmem nasıl destekler arkalarına geçer
Kurtarabilmek için S oros bu çocukları

Birbir yalakalıkla aldılar paraları
Yurtseverler birlikte üstlerine yürürse
Bilmem nasıl destekler arkalarına geçer
Kurtarabilmek için S oros bu çocukları

Birbir yalakalıkla aldılar paraları
Kucağa oturmaktan çürüdü oraları
Bu millet onarırsa açılan yaraları
Hemen bırakıp kaçar S oros bu çocukları…

Abidin Kumbasar, Ankara


Sayın Okan İşbecer;

Taraf gazetesi, TÜRKSOLU’nu resmen faşistlikle suçluyor. Neşe Düzel’in 28 Temmuz 2008 tarihli Taraf gazetesinde yayınlanan Baskın Oran röportajında; Oran’ın “resmen profaşişt bunlar. Dergilerini okurken sanki Hitler’in Kavgam’ı okuyorsunuz” sözlerini okuyunca inanamadım. Siyaset bilimci Prof. olmasından yararlanarak yaptığı bu tanımı, bilimsel tanımları kullanarak kendi fikirleri lehine ispatmış gibi kullanarak kendi çapında büyük bir ustalıkla bu davranışların tanımı budur şeklinde göstermeye çalışmıştır. Bugün faşizme karşı mücadelenin merkezini bu şekilde suçlayanları kınıyorum. Bir kere daha anlaşılıyor ki, Taraf gazetesi çalışıyor. Durmadan çalışıyor patronlarına, işbirlikçilere. Peki, bu çalışmalar karşısında suskun ve kabullenir mi duracağız? Tabii ki durmuyoruz ve durmayacağız. Tarihte durduğumuz yazmıyor, bundan sonrada yazmayacaktır. Çalışıyoruz tabi. Ancak artık bu çalışmaların sonuçlarını almaya başlamalı, en azından sonuçlara yaklaşmalıyız. Bunun için bir gün bile hızımızı kesmeden devam etmeli ve bu süreci hızlandırmak için ne gerekiyorsa yapmalıyız.

Benay Can, İstanbul


Sayın Yekta Güngör Özden;

Sizin yazılarınızı gördüğüm her yerde okurum. Ele aldığınız konulara ben sizin kadar hâkim; özlü ve örnekli açıklamalar getirebilen yetişmiş insan, aydın, yürekli Atatürkçü, hele hele bürokrat birini hiç tanımıyorum. Bir ülkenin öyle güllerine bakın bir de böyle dikenlerine. Hangisini elinizde tutmak istersiniz? Ben bizim kendi dikenlerimizi tutmak isterim. Onun verdiği acı bile başka bir güzel.

Kudret Ötekaya, İstanbul


Sayın İnan Kahramanoğlu;

Solu tam olarak kavramama yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim. Artık ben de TÜRKSOLU’nun bir parçasıyım.

Volkan Avcı, Sinop


Sayın Özgür Erdem;

Deniz Gezmiş, ses getirecek eylemler yapıyordu ve o gerçekten bir Atatürkçüydü. Kürtlerin bölücülük yapmasını savunmazdı. Bence gerçekten tam bağımsız bölünmemiş Türkiye’yi savunan bir nesil yetişmeli.

Ozan Çetinkaya, Kayseri


Sayın Gökçe Fırat;

Bize bu ekranlarda anlatılanlar, bu operasyon, tutuklanan paşalarımız, hep “düşman, terörist” kimliğiyle lanse ediliyor. Bunlar da emperyalizmin bir oyunu. Bu oyunu biz Atatürkçülerden başka kimse görmüyor mu? Neden bu oyunlara alet ediliyoruz? Bu bağımlılık nereye kadar gidecek?

Turgay Anıl, İzmir


Sayın Gökçe Fırat;

“Olaydım deme ol...”, “Çekirdek devrimcileri sözüm size...”

Bu sözler yürek sızlatıyor. Bugüne kadar sadece yüreğim sızladı. Şu an üniversite son sınıf öğrencisiyim. Şimdiye kadar sadece kendi geleceğimi düşündüm. Ama gün oturup ağlama günü değil. Gün kendini düşünme günü değil. Gün Amerika’ya, gericiliğe ve kendini egemen sananlara karşı dimdik ayakta durma günü... Gün vatanına sahip çıkma günü. Gün onlara artık dur deme günü.

Pervin Akdumanlı, Hatay


Sayın Gökçe Fırat;

Faşizme karşı mücadelemiz sürecektir. Bu ülkede Atatürkçülüğü kimse yok edemez. Ne ABD, ne AB, ne de Tayyip Erdoğan. Türk ordusunu yok etmeye kimsenin gücü yetmez. Çünkü o ordunun temel amacı Atatürk ilke ve inkılâplarını savunmaktır. Ergenekon davasında gözaltına alınanlara sabır diliyorum. Elbet bir gün hakem düdüğü çalar, seyirci sahaya iner. Teşekkür ederim.

Mustafa Karadöl, Kayseri


Sayın Gökçe Fırat;

Herkesin bildiği en önemli şey, yurdumuzun yavaş yavaş elimizden gidiyor olmasıdır. Onlar her zaman Atamıza karşıydılar. Bu asla değişmedi ama biz Atamıza saygıyla söylüyoruz ki, bu ülkeyi bırakmayacağız, bırakamayız. Ben daha küçük bir çocuk olsam da bunu anlayabiliyorsam, anlayamayanlara şaşıyorum. TÜRKSOLU ve şehitleri her zaman bilsinler ki, yeni nesil de vatanı ve Atası için her zaman kanının son damlasına kadar savaşmaya hazır. Ayrıca TURKSOLU sitesine de teşekkür ediyorum.

Ekin Baran Taştan, Adana


Ben 16 yaşında lise öğrencisiyim. Ben de Deniz, Harun, Yusuf gibi devrim yolunda kanımın ve canımın son damlasına kadar mücadele edeceğim. Eğer ki devrimciysem, eğer ki Atatürkçüysem bu yoldan dönmeyeceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.

Emre Kömürcü, Kocaeli


Sayın Özgür Erdem;

Futbol ve faşizm üzerine yazdığınız yazıyı beğenerek okudum. Ben hiç bu açıdan düşünmemiştim. Yazınız için teşekkür ederim.

Aylin Coşkundeniz, İstanbul


Sayın Okan İşbecer;

Oray Eğin’in Akşam gazetesindeki köşe yazısını okudum. Okumaz olsaydım. Çocukça yazı yazıyor. Oray daha dünkü çocuk değil mi? Çocuktur ne yapsa yeridir. “Bazı ucuz insanların hesaplarıyla bozulmamalı” diye yazmış Oray. Oray’a tavsiyem kendine gelmesi. Bir de şunu sormak isterim: Oray, sen Türk müsün? Bunun açıklamasını yazıverse köşesine de merakımızı giderse. Ben Türk’üm. Türkiye Cumhuriyeti devleti Türklerindir. Bazı kişiler de acı söyler bilmem anlatabildim mi? Yaşasın tam bağımsız Türkiye, Kahrolsun faşizm!

Alaettin Gevrek, Afyon


Sayın Gökçe Fırat;

“Atatürk, Deniz ve biz” başlıklı yazınıza kadar yazılarınızı takip etmemişim. Fakat bu yazınızdan itibaren takip edeceğim. Mustafa Kemal’in ve Denizle birlikte gelişen tüm 68 kuşağı Türk gençliğinin emperyalizme verdiği kavga devam edecektir. Başta yurdumuz olmakla beraber hiçbir ulusun vatanına emperyalist güçlerin girmemesi için mücadelemiz var olacaktır. Türk gençliği vatanı ve halkı için üzerine düşen görevi yapacaktır. AKP, AB, ABD ve PKK’nın yurdumuzu dışarıdan ve içerden bölmeye çalışan tüm yerli işbirlikçilerinin kökünü kazımak için Türk gençliği bilinçlenmeli, apolitik olmamalıdır! Ancak ve ancak vatanına sahip çıkan Türk gençliği; ilerici, aydın, Kemalist, yurtsever ve devrimci olmalı, her düşmanla savaşmalı, yurdunu yabancılara, emperyalistlere, bölmeye çalışanlara, şeriatçılara, faşistlere bırakmamalıdır. Onun bu zamanlarda tek görevi budur. Son olarak Şeriata geçit yok diyorum. Yurdumuzu tüm gericilere de, onların kurduğu bu düzendeki işbirlikçilerine de dar edeceğiz. Yaşasın tam bağımsız Türkiye!

Defne Gülbahar, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat;

İşte yine bir oyun ve bu oyunu en başında fark edemeyen benim güzel halkım. Oyunun adı AKP’nin kapatılması. Başroldekiler çok kalabalıklar. Saysam saysam bitmez. Bir başka oyun Ergenekon denilen tantana. Başroldekiler yine kalabalık ve saysam saysam yine bitmez. Kimi ararsan var içinde. Böyle rezillik olamaz. Midem almıyor gerçekten. İnsanların önüne bu oyunları çok karmaşık bir şekilde getirdikleri için halk bıkmış durumda. Herkes isyan ediyor artık bu oyunlara. Rahat bir nefes almak istiyorlar. Herkes yani aynı şeyi istiyor: huzur. Ya da insanları buna mecbur bırakıyorlar, istettiriyorlar. Bu hep tarihte de böyle olmuştur. Denizlerin döneminde de daha sonraları da 80’de de, 93’de de. Hep aynı hikaye kafa karıştırıp insanları bunaltıp işini rahat bir şekilde götürmek. Sonra halk bir bakıyor ki, her şey olmuş bitmiş, yapacak bir şey yok. AKP kapatılacak imajı çizdiler, ki mutlaka kapatılmalıydı ya da etkisiz hale getirilmeliydi, ama kapatmadılar. Öyle icap etti demek ki. Üstleri öyle haber yolladı ki kapatamadılar. Ergenekon masalından artık çok sıkıldık vallahi. Kimi ararsan attılar kazanın içine, karıştırıp karıştırıp duruyorlar. Bu halk kimseye değil ama sadece askerine, ordusuna gözü kapalı güveniyor. Bunu dillerine doladılar buradan halkı vurmaya çalışıyorlar. Kendi pisliklerini örtbas ediyorlar. Bu vatan için gözü kapalı ölüme giden ordusuna dil uzatıyorlar. Bu kadar mı kansız bunlar? Bu kadar mı kin nefret var içlerinde? Yazık gerçekten yazık.

Çıldırmamak elde değil. Ellerine ne geçerse satıyorlar, doyamadılar bir türlü. Tarımı zaten bitirdiler; çiftçi kan ağlıyor. Bakalım bizi daha neler bekliyor.

Biz devrimci gençlik olarak sonuna kadar haklı mücadelemizde savaşacağız tabi ki. Pes etmek yok!

Selda Demir, Kocaeli


Agarta Yer Altı Şehirlerinin Çıkış Noktaları:

. Manaus, Brezilya

. Mato Grosso, Brezilya - City of Posid

. Igua Şelaleleri, Brezilya & Arjantin

. Epomeo Dağı, İtalya

. Himalaya Dağları, Tibet - Shonshe’nin yer altı şehrine giriş. Hindu keşişler tarafından keşfedildiği iddia edilir.

. Mongolia - Shingwa’nın yer altı şehri. Moğolistan sınırı altında, diğer bir iddiaya göre ise Çin’de.

. Rama - İndia, yüzey şehrinin altında kayıp bir Neous şehridir. Rama diye adlandırılmıştır.

. Giza Piramitleri, Antik Memphis kenti, Mısır.

. King Solomon’s Mines (aslında film ya da kitap olması gerekiyor, bu listede işi yok ama yine de bulunsun)

. Kuzey ve Güney Kutuplarındaki bazı yerler.

. Shasta Dağı, California ABD. Telos’un Agharthean şehri, iddiaya göre bu dağın altında.

. Dero Mağaraları, Atlantik Okyanusu altında.

. Diğer bir iddiaya göre, Ege Denizi’nin altında da Kütüphaneleri varmış.

(Ufonet bilinmeyenler forumundan alıntıdır)

Bu çıkış noktaları tutulur ve bir de sabaha karşı kütüphaneye baskın düzenlenirse, adı geçen terör örgütü çökertilmiş olur. Haydi kolay gelsin !

Mehmet Zekai Atamer, Çanakkale


Sayın Gökçe Fırat;

Gerçekleri bu kadar güzel ifade eden bir yazı daha önce okumadım. Ben bu hilafet yanlılarının fazla olduğu Kütahya-Tavşanlı da yaşıyorum ve bunlardan kurtulmak, aydınlanmak istiyorum. Bana yardımcı olursanız çok sevinirim.

Ali İhsan Ünlü, Kütahya


Sayın İlyas Salman;

Ben bir TKP’li olarak sizin bu düşüncelerinize katılıyorum. İzninizle bir ekleme yapmak istiyorum. Sermayedarların da hiçbiri birbirinden namuslu değildir. Hepsi kol koladır, bütün faşistlerin kol kola olduğu gibi. Yazılarınızı takip ediyorum ve başarılı buluyorum. Tebrik ederim.

Emel Hamurcu, Ankara


Onca askerin halkın uğrunda şehit olduğu bu devleti bu bayrağı savunanlara, korumaya çalışanlara karsı açılan bir savaş bu. Belki hepsi davası uğruna canını kaybetti ama hapsi ömrünün baharında da olsa şerefiyle şehit oldu. Ruhları şad olsun. Üç tane devrimci genç adam asıldığında çıkıp, “artık bir bir oldu” diye açıklama yapıp, başka ülkenin kucağına oturarak bu vatanı satanlar, bin yıl yaşasalar da bu şerefe erişemeyecekler. Hep vatan haini olarak anılacaklar. Gün gelecek bu vatan onlara mezar olacak. Ülke ve bayrak sevdalılarının öldürmekle, asmakla bitmeyeceğini anlayacaklar. Bir vatan sever ölür bin vatan sever doğar. Vatan sevdamız, vatan kavgamız bitmez. Tüm bayrak sevdalılarına saygılar.

Tolga Keskin, Rize


Sayın İnan Kahramanoğlu;

Öncelikle böyle bir yazıyla bize Denizleri hatırlattığınız için teşekkür ederim. Buradan bütün insanlara haykırıyorum: Deniz Gezmiş, ülkesi için mücadele etmiştir. Kendi çıkarları için değil Türkiye halkı için, devrim için savaşmıştı. Onun gibi Kemalist devrimci bir daha gelmez dünyaya. Kahrolsun Amerikan emperyalizmi!

Ulaş Doğan, Bursa


Sayın Okan İşbecer;

Elinize, kaleminize sağlık. Yapılan provokasyonun boyutu ve amaçlanan vahim sonuçları ileride daha net ve açık olarak ortaya çıkacaktır. Türk ve Türkiye Cumhuriyeti düşmanlarının işbirlikçi ihanet çabalarının son bulması dileğimle.

Cansel Türker, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat;

Tam zamanında kaleme alınmış bir yazı. Ancak çok geniş çevreye ulaştırılması gerekir. Tespitler çok doğru ve bunları önümüzdeki zaman içinde tek tek doğrulanacağından eminim.

Halil Yılmaz, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat;

Bu son gelişmeler neticesinde sizden bir “komplo teorisi” daha beklediğimizi unutmayınız. Daha bir sürü soru işareti var.

Yaşar Eren, İstanbul


Sizi böyle bir duyarlılığa vesile olduğunuz için kutluyorum. Ancak son gelişmeler itibariyle artık vatanımızı kaybetmenin eşiğine geldiğimizi bir kez daha görüyoruz. Kapatma davasının bu derece kötü neticelenmesinden dolayı yakın bir zamanda sesimizi duyuracağımız etkinlikler düzenlemenizi rica ediyorum. Ulu önder Atatürk’ümüzün bekçileri olan biz gençler, bu ülkeyi hainlere bırakmayacağız. Bunun için elimizden geleni yapacağız.

Ecem Kapan, Ankara


Çabalarınız için hepinize teşekkür ederim. Yüreğim, yolum sizinle. Yolunuz açık olsun.

İsmail Ölmez, Ankara


Sayın Gökçe Fırat;

Yazınız tek kelimeyle muhteşem. Gerçekten de böyle bir komutan bir daha dünyaya gelmez. Ben, ülkemiz ABD’nin uşağı olmasın istiyorum. Ne mutlu Türk’üm diyene! Yaşasın devrimci genç yürekler!

Kerem Ateş, İçel


Böyle güzel bir oluşumda aktif görev almak istiyorum. Bana yardımcı olursanız çok sevinirim.

Ogün Arslan, Antalya


Sayın Gökçe Fırat;

Yazınız, devrimciyi, devrimciliği anlatan en güzel yazılardan biri. Devrimci olmaya ne kelimeler ne de yapılan eylemler yeter. Ancak yeni bir Deniz olacaksın ki devrimci olasın.

Sefer Burç, Şanlıurfa


Sayın Ali Özsoy;

Çok doğru, çok güzel bir yazı yazmışsınız Ali bey, atı alan umarım Üsküdar’ı daha geçmemiştir. Nerede kulağı olup duymayanlar, gözleri olup görmeyenler, ağızları olup konuşmayanlar nerede o yürekler! Bize Kurtuluş Savaşı’nı kazandıran...

Mete, İzmir


Vatanı, milleti sahipsiz sanıp satıp savuranlara karşı birleşiyoruz. Çoğunluğun oyunu aldım, ben demokrasi istiyorum demekle olmuyor. Memleketi kapalı kapılar ardında masada satanlar, elbet bu millete bunun hesabını erecektir. Sayın kardeşlerim bizlere çok büyük iş düşüyor. Bu işbirlikçilerin suçunu halkımıza biz gerekirse teker teker anlatmalıyız. Yaşasın Kemalist yol, kahrolsun Türklüğe karşı olan ideolojiler!

Cenk Mutlu, Karabük


Sayın Gökçe Fırat;

Bu yazıyı yazdığınız için teşekkür ederim. Yaşadığımız bu karanlık günlerde yazınız moral verdi, beni karamsarlıktan kurtardı.

Hasan Gürsoy, İzmir


Öncelikle merhaba. Ben Bursa’daki çalışmalarınızda aktif olarak yer almak istiyorum. Bana dönerseniz çok sevinirim. Şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla.

Mehmet Akif Erol, Bursa


Sayın Gökçe Fırat;

Deniz Gezmiş’le ilgili yazınızı ağlayarak okudum. Ben 15 yaşında bir lise öğrencisiyim ama her şeyin farkındayım. Ben de Deniz Gezmiş gibi devrimci olmak istiyorum. Yazınız için teşekkür ederim.

Eylem Koçak, İzmir


Böyle güzel düşünceleri yaydığınız için size çok teşekkür ederim. Biz devrimciler her zaman var olacağız. Bugün belki Deniz Gezmiş yok ama, hepimiz birer Deniz Gezmiş olacağız.

Zahir Akdaş, Malatya


Sayın Gökçe Fırat;

Öncelikle, sizi tebrik ederim. Yazılarınızı her zaman okuyorum ve arkadaşlarıma yolluyorum. Bizleri birçok önemli konuda aydınlattığınız için çok teşekkür ederim. Türkiye com zor bir dönemden geçiyor. Sizin gibi aydın görüşlü yazarlara çok ihtiyacımız var.

Zeynep Baysal, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat;

Nasıl çıkacağız bu işin içinden artık kestiremiyorum. Ülke nereye gidiyor, biz neler yapıyoruz. Atatürk’ün bize emanet ettiği bu vatan nasıl olurda bu hale gelir? Delirmemek içten değil. Bizleri aydınlattığınız için teşekkür ederim.

Mutlu Başoğul, Kırklareli


Sayın Gökçe Fırat;

Ülkemizin sorunlarını ve çözümlerini gayet güzel ifade ediyorsunuz. Ben gidişatın iyi olmadığını görüyorum. Adeta tüylerim diken diken oluyor, endişeleniyorum.

Buket Yılmaz, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat;

Şu dünyada benim için ilk sırada Atatürk, ikinci sırada Che Guevara gelir. Che kadar asil bir insan yoktur. Yazınızdan da anlaşılıyor ki bir devrimci bin faşiste bedeldir. Bu yazıyı çok beğendim.

Seçkin Savaş, İzmir



Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe