21.07.2008/Sayı:196
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Söyleşi
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Georgi Dimitrov

Faşizm mahkemeye gururlu bir aslan gibi girmiş,
başı ayaklarına dolanmış olarak iki büklüm çıkmıştır.
Biz bu yargılamayı
Hitler Almanyasında da görmüştük

Georgi Dimitrov

Georgi Dimitrov - Faşizmin Yargılanması

Hitler de bugünkü Ergenekon’a benzer bir dava tertiplemişti. Bu davada yargılanan ve faşizmi kendi mahkemesinde mahkum ettiren Bulgar Komünist lider Dimitrov’un bu yazısı bugün Ergenekon’da izlenen soruşturma, iddianame ve yargı sürecinin nasıl da tıpkı Hitler dönemindekinin tıpatıp aynısı olduğunu gösteriyor.

Bu yazıdaki, Hitler, Bay Göbels, iddianame, Nasyonal Sosyalist parti, silahlı ayaklanma, Komünist Parti, Bolşevizm tehdidi, emperyalistlerle pazarlık, yalancı tanıklıklar, faşist gazeteciler sözcüklerinin yerine günümüz Türkiyesinden Tayyip, Zekeriya Öz, AKP, yandaş medya, Ergenekon gibi kelimeleri uygun yerlere koyup bir daha okuyun! Şaşırmayın, faşizm hiç yaratıcı değildir, 75 yıl sonra bile aynı tezgahı önümüze sürmektedir.

 

Bu duruşmanın ve onla elde edilmek istenen sonucun amacı neydi?

Reichstag yangını, Alman proletaryasının devrimci hareketine karşı, Alman faşistleri tarafından yürütülecek kampanyaya, genel saldırıya bir neden teşkil edecekti, etmiştir de. “Marksizm” ve bütün devrimci hareket “yok edilmeliydi.” Faşist aptallar bütün dünya önünde, kapitalist Avrupa’yı proletarya ihtilalinden koruyan jandarma rolünü oynamak istemişlerdi.

Öte yandan duruşma, ki çağdaş tarihin en büyük siyasi duruşmasıdır, faşist saflarının 1933 Şubatında Avrupa’yı Bolşevizmden kurtardıklarını kanıtlamalıydı.

Metni gizli tutulan iddianame, adli tartışmalar sürdükçe, duruşmanın planlanması amacına uygun olarak hazırlandığını ortaya koymuştur.

Bu, yalnız Almanya’daki komünist harekete değil, aynı zamanda özellikle Komünist Enternasyonal’e ve Sovyetler Birliği’ne yöneltilmiştir.

Faşist basın başlangıçta bu amaçları saklamaya bile gerek görmüyordu. Birlikte suçlandığımız arkadaşlarım ve ben, bütün Avrupa’yı Sovyetleştirmek amacıyla, Reichstag yangınını çıkarıp Almanya’da silahlı bir ayaklanmayı başlatmak için Moskova Komünist Partisi tarafından görevlendirilmek iddiasıyla tutuklanmıştık.

Devlet Bakanı tarafından tutulan yalancı tanıklar, ilk kovuşturmadan itibaren, bu olaydan, yani Berlin’deki Reichstag yangınından sonra, diğer yangınların Varşova, Viyana, Prag’a sıçrayacağını ve bütün Avrupa’nın alevlerle yok olacağını söylüyorlardı.

Provokatör duruşmanın propaganda amaçları işte bunlardı.

Hepsi küçük Bay Göbels'in (küçük ama sadece boyca değil) parlak zekâsının ürünleriydi. Berlin ona çok dar gelmişti.

Sonuçta Naziler ne istiyordu?

Faşist kundakçıları temize çıkarmayı güdüyorlardı. Çünkü uzun zamandan beri dünya gerçek kundakçıları nerede aramanın gerektiğini anlamıştı. Onları ülke içinde olduğu kadar dışta da temize çıkartmak gerekiyordu. Komünistlerin suçluluğunu “resmi” kılmak için Naziler duruşmadan yararlanmak istiyorlardı.

Devrimcilerin bulunduğu yerlerde uygulanan vahşi tedhişçiliğe ve alışılmamış cinayetlere bir neden bulmak istiyorlardı. Kültürel değerlerin horlanması, barbarca yok edilmesi, bilim, sanat ve hatta “özgür düşünce” yuvalarında sürdürülen baskı, toplu katliamlar, bunların hepsi ülke içi ve dışı kamuoyunu tedirginleştiriyordu.

Duruşma aynı zamanda komünistlere karşı yeni bir kışkırtma kampanyasına malzeme sağlamalıydı. Almanya’da Komünist Parti’ye karşı korkunç bir suçlamanın ilk hareketini meydana getirmeliydi.

Nihayet, dış politik amaçlarını da eklemek gerekir. Suçluların başları, ileride güçlü emperyalistlerle yapılacak pazarlıklarda değişim aracı olarak kullanılacaktı. “Tarihi hizmetler”inden dolayı, “Avrupa’yı Bolşevizmden kurtardığı” için, karşılığında Hitler, silahlanmada eşitlik ve diğer birçok konuda imtiyaz istiyordu. Faşistler duruşmanın dış politikadaki yansımalarına büyük önem veriyorlardı.

Bu amaçlara ulaşmak için dev bir mekanizma ortaya kondu. Yalnız bütün polis ve adli aygıt değil, aynı zamanda Nasyonal Sosyalist Parti’nin dev merkez organı, sayısız kollarıyla Propaganda Bakanlığı harekete geçirildiler.

Bu mekanizma sadece iddianameyi inşa etmeye değil, özellikle “elverişli tanıklar aranmasına ve bunların evcilleştirilmesine” hizmet etmiştir. Bu tanık arama işi aşağı yukarı sekiz ay sürdü.

Tanıkların işçi çevrelerinden, komünistler, hatta devrimci hareketin militanları arasından olması, faşistler için son derece önemliydi. Faşist kundakçıların planı uyarınca söz konusu tanıklar açıklamalarını Alman Komünist Partisi ve kızıl savaşçılar cephesinin kesinlikle 1933’ün Şubat veya Martında silahlı bir ayaklanma hazırladıkları, bu konuda direktifler aldıkları ve Reichstag yangınının ayaklanma için bir işaret olacağı doğrultusunda yaptılar.

Faşistlerin gereğini duydukları tanıkları bulabilmek için yaptıkları girişimler yüzünden, binlerce ve binlerce Alman işçi ve komünisti, zindanlarda en vahşi, cinsel ve fiziksel işkencelere maruz kaldı.

Bu projeler tam bir fiyaskoyla sonuçlandı. Bütün çabalarına karşı faşistler, kendilerine yarayabilecek tanıkları ancak Nasyonal Sosyalist milletvekilleri, faşist gazeteciler, ortak sağın canileri arasından ve suç hastası hırsızlar, kalpazanlar, dengesizler ve esrarkeşler arasından sağlayabildiler. Kendi işlerine yarayacak tanıkları işçi ve devrimci hareketin sorumluları arasından bulamadılar.

Bu durum, tam anlamıyla iddianamenin asılsızlığını ortaya koyuyordu. Bu başarısızlık aynı zamanda dış dünyaya, çok parlak bir şekilde, proletarya ihtilali, komünizm ve Komünist Enternasyonal amacına Alman işçilerin bağlılığının, sadakatinin ve sarsılmaz inancının sağlamlığını göstermiştir.

Alman faşizminin, Bolşevizme karşı “Avrupa kültürü” jandarması rolünde Avrupa sahnesine çıkışı tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır.

Eski bir Avrupa atasözünü hatırlayarak denebilir ki, Nasyonal Sosyalizm Leipzig’e gururlu bir aslan gibi girmiş, başı ayaklarına dolanmış olarak iki büklüm çıkmıştır.


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe