30.06.2008/Sayı:193
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Söyleşi
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Dünya Hüseyin Adıgüzel

Azerbaycan seçimleri üzerine (3)
Aliyev’in seçimleri kaybetmesi
pek olası değil

İlham Aliyev

Çok yönlü ve dengeli dış politika uygulamaları, alanı genişletilerek tüm dünyaya yayıldı. Türkiye, Rusya, ABD, İran ve AB ülkeleri ile ilişkiler, dengeli bir politika ile daha da geliştirildi. İran, Rusya, ABD ve AB’ye gerektiği anda, gerektiği gibi yanıtlar verilerek Azerbaycan’ın bağımsız bir devlet olduğu her platformda gösterildi ve ispat edildi. İçişlerine hiç kimsenin karışmasına kesinlikle izin verilmedi. Velhasıl, son beş yıl içerisinde yapılan atakla, Azerbaycan, dünya ölçeğinde gelişen devletler arasındaki yerini aldı.

Azerbaycan seçimleri üzerine yazdığımız ilk iki yazıda muhalefetin durumunu mercek altına aldık ve iki kanatlı ve dışa bağımlı muhalefetin Azerbaycan devleti ve halkı için iyi bir gelecek vaat etmediğini gösterdik. Muhalefetin bu durumu karşısında, iktidarın adayı şimdiki cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in seçimleri önceki seçimlerden daha rahat kazanacağını belirttik. Şimdi neden bu kanıda olduğumuzu açıklamaya çalışalım.

İlham Aliyev, 2003 seçimleri sonrası Azerbaycan Cumhurbaşkanlığına seçildi. Azerbaycan devletinin kurucusu ve koruyucusu olan, devletin temel prensiplerinin yerli yerine oturtulması için büyük mücadeleler veren, Azerbaycan’ın umum milli lideri Haydar Aliyev’in yerine iktidar koltuğuna oturan her kim olursa olsun ateşten bir gömlek giymiş demekti. İlham Aliyev bu gömleği giyen ilk cumhurbaşkanı oldu.

Neden ateşten gömlek diyorum?

Çünkü Haydar Aliyev, bir uçurumun kenarına gelmiş olan Azerbaycan devletini uçurumun kenarından aldığı gibi, engin deneyimi, kıvrak zekası, üstün devlet adamlığı ile çağdaş bir devlet haline getirdi. Ermenilerle devam eden ve her gün onlarca Türk ailesine acılar yaşatan savaşı, ateşkes antlaşması ile sona erdirdi. İzlediği çok yönlü ve dengeli dış politika ile Azerbaycan devletinin ve halkının haklarını dünyanın en büyük uluslararası kurumlarında savundu. Gerçekleşmesine büyük emek verdiği Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Bakü-Supsa, Bakü-Novorosis petrol boru hatları ile Azerbaycan petrolünü dünya piyasasına çıkarak Azerbaycan’ın ihtiyacı olan parayı ülkesine getirdi. Batma noktasındaki ekonomiyi tekrar canlandırdı. Gerçekleştirdiği sosyal, ekonomik ve siyasi reformlarla, çağdışı kalmış Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin bir devamı olan bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti’ni çağdaş ülkeler sınıfına soktu. Ve her şeyden önemlisi, Azerbaycan’ın devlet bağımsızlığını ve halkının özgürlüğünü tüm dünyaya kabul ettirdi.

Çok kısa bir zamanda ülkenin kaderini tersine çeviren böyle bir liderin arkasından cumhurbaşkanı olmak ateşten gömlek giymek demektir. Herkes, yeni cumhurbaşkanından, önceki cumhurbaşkanının gerçekleştirdiklerini bekleyecek, onun deha olduğunu bildiği halde, aynı işleri yeni cumhurbaşkanından yapmasını isteyecekti. Yani, görev dışarıdan bakıldığı kadar, kolay ve zahmetsiz değildi. Hatta öncekine nazaran biraz daha zor ve emek gerektiren bir görevdi. Üstüne üstlük yeni cumhurbaşkanın yeteri kadar devlet yönetimi deneyimi de yoktu. Bütün bunları dikkate aldığımız zaman İlham Aliyev’i bekleyen görevin “ateşten bir gömlek” olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz.

İlham Aliyev genç yaşında bu gömleği giydi. Yani cumhurbaşkanı oldu. Çeşitli yorumlar yapıldı. Kimisi başarılı olamayacağını bir sürü nedenler sıralayarak açıklarken, kimisi de başarılı olacağını yine bir sürü nedenlerle açıklamaya çalıştı. Bazıları ise “bekleyin ve görün” diyordu. Bütün tahminler alt üst oldu. İlham Aliyev; başaramaz diyenleri utandırırken, bekleyin görün diyenleri de hiç bekletmedi. İlk iki yıl içinde gösterdiği enerji, olaylara bakışı, kavrama gücünün yüksekliği, kararlı ve özverili çalışması ile başarılı bir devlet başkanı portresi çiziverdi. Bu iki yıllık performans, “Umum Milli Lider Haydar Aliyev’in daha genç hali görev başında” söylentilerinin halk arasında yayılmasına neden oldu. Halk, İlham Aliyev’in başarılı icraatları karşısında, kendisini babası Haydar Aliyev’in gençliğine benzeterek onun performansını beğendiğini açık olarak ortaya koydu.

Sıkıntılı geçmesi beklenen ilk iki yılın ardından halkın tepkisi çok olumluydu ve İlham Aliyev’in babasının boşluğunu doldurduğunu hemen herkes kabul ediyordu. Daha sonraki üç yıl ise İlham Aliyev’in devlet yöneticiliğinde zirve yaptığı yıllar oldu.

Peki, bu beş yıl içinde neler oldu da, halk ve tarafsız kamuoyu İlham Aliyev’i başarılı bir cumhurbaşkanı olarak gördü?

Haydar Aliyev’in sosyal, ekonomik ve siyasi alanda başlattığı reformlar aynen sürdürüldü. Devletin gelirleri artırıldı, halkın hayat standartı yükseltildi. Devlete çalışanlara, emekli ve bakıma muhtaçlara devletin artan gelirleri ile orantılı olarak devlet bütçesinden daha çok pay ayrıldı. Tüm dünyada sorumsuzca estirilen liberalleşme politikasına rağmen, devletçilik ve halkçılık daima ön planda tutuldu.

Tüm dünya ülkeleri ile iyi ilişkiler kurulurken, Türk devletleri ve topluluklarına özel bir önem verildi. İlham Aliyev, bu tür kurultaylara katılan tek devlet başkanı oldu. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının bitirilmesi için tüm kaynaklar seferber edildi ve Ceyhan’a ilk petrol onun cumhurbaşkanlığı döneminde getirildi. Azerbaycan petrolü, dış pazarlara çıkarıldı. Okul, hastahane, aşevi gibi sosyal yönlü kurumlar, yenileri de yapılarak çağdaş düzeye ulaştırıldı. Huzur ve güvenin bozulmasına asla izin verilmedi. Azerbaycan dünya standartlarında huzur ve güven veren bir ülke konumuna geldi.

Çok yönlü ve dengeli dış politika uygulamaları, alanı genişletilerek tüm dünyaya yayıldı. Türkiye, Rusya, ABD, İran ve AB ülkeleri ile ilişkiler, dengeli bir politika ile daha da geliştirildi. İran, Rusya, ABD ve AB’ye gerektiği anda, gerektiği gibi yanıtlar verilerek Azerbaycan’ın bağımsız bir devlet olduğu her platformda gösterildi ve ispat edildi. İçişlerine hiç kimsenin karışmasına kesinlikle izin verilmedi. Velhasıl, son beş yıl içerisinde yapılan atakla, Azerbaycan, dünya ölçeğinde gelişen devletler arasındaki yerini aldı.

Tablonun ana hatları yukarıda...

Böyle bir tablo ile halkının karşısına çıkan bir kimsenin seçimleri kaybetmesi düşünülebilir mi?


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe