| Hüseyin Adıgüzel |
Azerbaycan seçim ortamında Azerbaycan Cumhuriyeti’nde Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaştı. Üç ay kadar sonra seçimler yapılacak. Seçimler sadece Azerbaycan’ı değil, Türkiye’yi ve Türk dünyasını da yakından ilgilendiriyor. Bu bakımdan önemli bir seçim olacak. Yavaş yavaş adaylar ortaya çıkıyor. İktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi’nin adayı şimdiki Cumhurbaşkanı İlham Aliyev; muhalefetin adayının kim olacağı henüz netlik kazanmadı. Müsavat Partisi ve Azerbaycan Halk Cephesi Partisi’nin seçime nasıl girecekleri belli değil, fakat kuvvetle muhtemeldir ki, geçen seçimde olduğu gibi tek aday üzerinde anlaşarak seçime katılacaklardır. Önceki seçimde Müsavat Partisi Genel Başkanı İsa Kamber aday olmuş, Halk Cephesi Partisi de İsa Kamber’i desteklemişti. Muhtemelen bu seçimde Halk Cephesi Partisi Başkanı Ali Kerimli ya da onun aday göstereceği bir partili aday olacaktır. Bu sadece bizim tahminimizdir. Fakat politika yapıldığı unutulmamalıdır. Her an iki parti de kendi adayları ile seçime katılabilirler. Bunların dışında seçime katılacak birkaç aday daha olabilir. Devlet eski Katibi Lale Şevket ve Devlet eski Başkanı, Azerbaycan Komünist Partisi’nin son genel sekreteri Ayaz Muttalibov gibi… Aslında ben bu yazıda daha çok Ayaz Muttalibov’un adaylığı ve onun halen Azerbaycan’da bulunan destekçilerinden söz etmek istiyorum. Neden mi? Ayaz Muttalibov’un kişiliği, çapraşık ilişkileri ve bağlı olduğu dairelerin ya da devletlerin onu yönlendirmesi ile Azerbaycan’ın bağımsızlığı dahil tüm kazanımlarının tehlikeye düşeceği korkusu benim için en büyük nedendir. Hâlâ, bağımsızlığını elde etmiş tüm Türk cumhuriyetlerini arka bahçesi gibi gören bir Rusya’nın varlığı, bu cumhuriyetlerin en önemli sorunlarından biri olarak görünüyor. Ayaz Muttalibov ve ekibi, Azerbaycan’daki Rusçu kanadın büyük ümidi olmayı halen sürdürüyor. Ayaz Muttalibov, 20 Ocak katliamını gerçekleştiren ve en az iki bin Azerbaycanlının ölümünden sorumlu olan Mihail Gorbaçov tarafından Hasan Vezirov’un yerine Komünist Partisi Birinci Katipliği ve Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtulan kişidir. Onun Cumhurbaşkanlığı döneminde büyük çalkantılar ve genel grevler olmuş, Ermeniler Şuşa ve Hocalı katliamlarını rahatça gerçekleştirmişlerdir. Hocalı katliamından sonra Milli Meclis’te yapılan genel görüşmelerde suçlamalara hedef olmuş, Milli Meclis’i çeviren halkın baskısı ile istifa etmek zorunda kalmış ve Rusların tahsis ettiği bir helikopter ile Rusya’ya sığınmıştır ve halen orada yaşamaktadır. Ayaz Muttalibov, Mihail Garboçov’un değil, Rusya’nın Azerbaycan’daki mutemet adamı idi. İktidardan düşer düşmez soluğu Rusya’da alması bunun en büyük kanıtıdır. Daha önce, Gorbaçov’u iktidardan düşüren “generaller darbesi”ne ilk desteği veren bağlı cumhuriyet başkanı da o olmuştu. Generaller darbesine destek demek, eski Sovyetler Birliği’ne dönmek demekti. Böyle bir durum, Muttalibov’un kişiliğini göstermesi açısından ilginçtir. Bunların dışında beni en çok etkileyen olay, kendisini yetiştiren ve Komünist Partisi içinde yükselmesini sağlayan Azerbaycan’ın Umumi Milli Lideri Haydar Aliyev’e karşı takındığı tavırdır. Haydar Aliyev, 20 Ocak olaylarına kadar, yani Gorbaçov iktidarının ilk yıllarında “Politbüro” üyesi idi. Gorbaçov’un Türk halklarına karşı uygulamak istediği asimilasyon politikasını anlamış ve ona karşı mücadele etmişti. Bu yüzden Politbüro üyeliğinden çıkarılmıştı. 20 Ocak olaylarından hemen sonra Azerbaycan Temsilciliği’nde hiç kimseden korkmadan bir beyanat vermiş ve 20 Ocak olaylarını “Sovyetler’in Azerbaycan halkına karşı uyguladıkları bir soykırım” olarak nitelemişti. Adeta, hem de Moskova’da tek başına Sovyetler Birliği’ne savaş açmıştı. Onun bu davranışlarından Sovyet yöneticileri, bilhassa Gorbaçov takımı oldukça rahatsızdı. Evi gözetleniyor, takip ediliyor, suikast bile düzenleniyordu. Yani Moskova’da Haydar Aliyev’in hayatı tehlikedeydi. Yapacağı tek şey vatanına dönmekti. Ama iktidar koltuğunda oturan Ayaz Muttalibov, efendilerinden aldığı emir doğrultusunda Haydar Aliyev’in Bakü’ye dönmesini engellemeye çalışıyordu. Ayaz Muttalibov ve efendilerinin tüm çabalarına rağmen Haydar Aliyev Bakü’ye döndü. Muttalibov, Aliyev aleyhinde gösteri yapmaları için havalimanına bir grup adam göndermişti. Onlar Haydar Aliyev karşıtı gösteri yapıyorlar; “Bakü’den defol!” diye bağırıyorlardı. Hatta bunlardan bir tanesi Haydar Aliyev’in arabasına, bir kamyon ile çarpmaya çalışarak Haydar Bey’i öldürmeye bile teşebbüste bulunmuştu. Kimdi bunlar? Bunlar dün olduğu gibi bugün de Ayaz Muttalibov’un mutemet, güvenilir adamlarıdır. Dünkü görevleri, Haydar Aliyev’i Bakü’ye sokmamak, aşağılamak, gerekirse öldürmekti. Bugünkü görevleri ise, Moskova’da oturan Ayaz Muttalibov’u Bakü’de Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtmaktır. Şimdi, bunun için çalışıyorlar ve Azerbaycan halkından kazandıkları paralarla Ayaz Muttalibov’a destek oluyorlar, onun giderlerini karşılıyorlar. Bunların biri şu anda büyük bir iş adamıdır. Bine-Buzovna-Maştağa yolu üzerindeki at çiftliği bu şahsa aittir. Merdekan’da büyük iş yerleri vardır. “Bine” Ticaret Merkezi’nin ortaklarından biridir. Yurtdışında, bilhassa ticari ilişkilerini yürüttüğü Birleşik Arap Emirlikleri’nde ve Dubai’de iş ve eğlence merkezleri olduğu da söylenmektedir. Muttalibov döneminde, devletin parası ile kurulan ve devlet hesabına çalıştırılan “Kardeşlik “ isimli bir cemiyetin başkanlığını da yapan ve şu anda en radikal Muttalibovcularla birlikte hareket ederek Ayaz Muttalibov’un masraflarını karşılayıp ona büyük para desteği vererek iktidara getirmeye çalışan bu şahsın, Haydar Aliyev’e yaptıkları ile bugün bulunduğu mevkinin Azerbaycan’ın geleceği için bir tehlike oluşturduğu kanısını taşıdığımdan, seçimler öncesi bir uyarı görevinde bulunmak istedim. Ayaz Muttalibov’un iktidarını istemek demek, Azerbaycan’ı çağın gerisine götürmek demektir. Buna, Azerbaycan’ı seven hiç kimsenin razı olacağını zannetmiyorum. Ayaz Muttalibov, Azerbaycan halkının ve devletinin iyiliği için çalışmamaktadır. Moskova’da oturarak Azerbaycan’ın yönetimine talip olmak bunun en önemli göstergesidir. Tıpkı ABD’de oturup yönetime talip olmak gibi… Ayaz Muttalibov Azerbaycan’da çok yüksek görevlerde bulundu. Bu görevleri sırasında Azerbaycan’a zarardan başka ne verdi ki şimdi göreve talip oluyor? Herhalde daha fazla zarar vermeyi düşünüyor. Onu hâlâ iktidara getirmek için çalışanların da ondan bir farkı yoktur. Onlar da gelişmekte olan Azerbaycan’a zarar vermektedirler. Ayaz Muttalibov’un arkasında kimlerin olduğu, oturduğu yerden bellidir. Onlar, bu tür siyasi manevralarda oldukça tecrübelidirler. Bu bakımdan Ayaz Muttalibov’u ve onu destekleyenleri ciddiye almak gerektiğini düşünüyorum. Azerbaycan’daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine üç ay var. Bu zaman zarfında diğer adaylar hakkında da görüşlerimizi ve onların dünyaya ve Türkiye’ye bakışlarını aktaracağız. Böylece Türkiye Cumhuriyeti’ni çok yakından ilgilendiren Azerbaycan seçimlerini hem analiz edeceğiz, hem de okuyucularımızı bilgilendirmiş olacağız.
|