09.06.2008/Sayı:190
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Söyleşi
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Prof. Dr. Aysıt Tansel

Barışın ozanı Oğuz Tansel anıldı

Oğuz TanselŞair, halkbilimci ve öğretmen Oğuz Tansel 30 Ekim 1994’de aramızdan ayrılmıştı. Ölümünün 13 yılında, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde, bir etkinlik ile anıldı. Toplantının başlığı, anlamlı bir biçimde “Barışın Ozanı Oğuz Tansel” seçilmişti. Toplantıyı ODTÜ Edebiyat Topluluğu ile Folklor/Edebiyat dergisi düzenledi. Etkinliğe ayrıca, Edebiyatçılar Derneği, Nâzım Hikmet Kültür Merkezi, Nikbinlik dergisi, Truva Folklor Araştırmaları Derneği, ve Türkiye Yazarlar Sendikası da destek verdi. Kültür ve Kongre Merkezi’nin Kemal Kurdaş Salonu’ndaki toplantıya altı yüzün üzerinde edebiyat ve sanat dostu ve Oğuz Tansel’in severleri katıldı. Katılanlar arasında yazar Mahmut Makal, Remzi İnanç, Mustafa Ş. Onaran, Işık Kansu, şair Ahmet Özer, ressam Cemil Eren, fikir hakları savunucusu Ünsal Piroğlu, yönetmen Engin Ayça, dilbilimci Güneş Müftüoğlu, Bilkent Üniversitesi Türk Dili Bölümü Başkanı Sare Öz ve devlet tiyatroları yönetmeni Barış Eren vardı.

Etkinliği sinema ve tiyatro sanatçısı Gülsen Tuncer sundu. Birinci konuşmayı yapan Prof. Dr. Aysıt Tansel (Tansel’in kızı) babasının masalları “çocukları uyutmak için değil, uyandırmak için” yazdığını söyledi. A. Tansel; “Babam; uyutulan, kandırılan ve sömürülen insanların gözünü açmak için sanat yapıyordu. Bunun dışında yapılan sanatı, iktidara yaranmak, sorunlardan kaçmak olarak nitelendirirdi” dedi. Babasının yazdığı masallarda, “kader”, “alın yazısı”, “Allah” ve “şükür” gibi sözcüklerin hiç yer almadığını vurgulayan Tansel, ayrıca yaşamın içindeki bütün sertlik ögelerinin yumuşatılarak anlatıldığını belirtti.

Daha sonra sahneye gelen yazar, muzikolog Ahmet Say, Tansel’le olan anılarını anlatttı ve onun eşi bulunmaz bir dost olduğunu dile getirerek; “Tansel’in masallarından onun eğitimci yanından daha ileri sosyalist bir düşünceye sahip olduğunu anlamıştım” dedi.

Truva Folklor Araştırmaları Derneği Başkanı ve Türkiye Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulu üyesi İlhan Gülek, Oğuz Tansel’in masallarıyla, F. H. Dağlarca’nın “ses bayrağım” dediği Türkçeyi Kaf Dağı’nın tepesinde dalgalandırdığını söyledi. Tansel; “...usun, bilimin, emeğin dokuduğu mavi dünyayı yok eden çiyanları tanıyor ve bize tanıtıyordu…” diye bağladı sözlerini.

Şair ve halkbilimci -Folklor/Edebiyat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni- Metin Turan, Tansel’in tam bir “bilinç adamı” olduğuna dikkat çekti. Tansel’in halk kültürüne ayrı bir önem verdiğini ve masallarını bu kültür doğrultusunda yazdığını anlatan Turan; “Bir eğitimci ve edebiyat adamı olarak Tansel, gelenekle bugünü özdeşleştiren en iyi yazarlardan biriydi” diyerek sözlerini sürdürdü.

Ozan Eray Canberk konuşmasında Tansel’in şiirleri için şu değerlendirmede bulundu: “...Bu şiirler bende çağrışımlar yapıyor; eskil bir dünyanın yeni sesi gibi geliyor bana. Şiirlerde yalnız doğa yok; doğayı seven ama doğayla didişerek barış içinde yaşamak isteyen, doğaya insanmış gibi davranan biri var.

...Bence Tansel’in en özgün yanı, aynı kara parçasında boy atan eskil uygarlıkların şiiriyle, halk şiirimizin bir birleşimini yapmış olmasıdır. Bu şiirde insancıllık, barışcılık, özgürlükçülük, toplumculuk damarları sonunda bir ana damar olarak birleşir.”

Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı ve Varlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Enver Ercan, Tansel’in ilk şiirlerinin Varlık dergisinde yayımlandığını söyledi. Onun “...masallarında, arkasındaki eski uygarlıkların sesiyle konuştuğunu” belirterek; “Bence Tansel, sanatın zirvesine oturmuş bir yazar ve şairdir” nitelemesinde bulundu.

Ankara Üniversitesi Türk Dili Bölümü Başkanı Kemal Ateş de konuşmasında Tansel’in Türk diline verdiği önemi şu sözlerle dile getirdi:

“...Tansel Türkçeyi çok iyi kullanan bir yazar ve şairdi. Bana göre iki tür yazar ve şair vardır. Birincisi, sözcükleri zorlayan yazarlar ve şairler; ikincisi de, sözcükleri yazan yazar ve şairler. Tansel sözcükleri zorlayan bir şair ve yazardı.”

Rahatsızlığı dolayısı ile gelemeyen Kemal Özer toplantıya gönderdiği bildiriyle katıldı. Bildirisi, Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Yönetim Kurulu üyesi Efe Duyan tarafından okundu. Kemal Özer, Tansel’in şiiri konusunda şunları dile getirdi:

“...1940’lara gelindiğinde şiir hem siyasal, hem sanatsal kuşatma altındadır. Siyasal kuşatma altındadır; çünkü, sözünü söylemesinin önüne engeller dikilmektedir. Yasaklarla, kısıtlamalarla çevrilidir. Aynı zamanda sanatsal kuşatma altındadır... Sanatsal kuşatmaların başında Garip şiirinden uzak durma gereği yer alıyor. Bir başka gereklilik de, Nâzım Hikmet şiirinin çekim alanı dışına çıkmaktır.

...Kaçınmalarla eldeki olanakların kullanımı, ister istemez bu kuşağın şiirine ortak söyleyişler, ortak içerikler getiriyor. Oğuz Tansel’in şiirine baktığımızda, onun söz konusu genel görünümün dışına en çok çıkan ozanlardan biri olduğunu görüyoruz.”

Konuşmaların ardından Türk Halk Müziği sanatçısı Okan Murat Öztürk, coşkulu bir biçimde türkülerden bir demet sundu. Konser, bir Isparta zeybeği olan, Tansel’in çok sevdiği “Evlerinin Önü Mersin” türküsüyle başladı. Sanatçı Öztürk izleyicileri coşturan yorumlarıyla büyük bir beğeni topladı ve defalarca alkışlandı. Gecede ayrıca, ODTÜ Edebiyat Topluluğu Dinleti Alt Grubu üyeleri Tansel’in şiirlerini seslendirdiler.

Toplantının sonunda izleyiciler, “Barışın Ozanı Oğuz Tansel”in şiirlerinde dile getirdiği, tekrarlayan izlek olan “barış” çağrıları ile dolu olarak, “barış”ı duyumsayarak ODTÜ’den ayrıldılar....


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe