Perinçek ihbarcılığa devam ediyor!
Ergenekon operasyonu kapsamında tutuklanan Perinçek, ifade verirken gösterdiği konuşkanlıkla kendisini tutuklayanların yüzünü kara çıkarmamaya devam ediyor.
Daha önceki sayılarımızda Perinçek’in meşhur ifadelerine değinmiştik. 12 Mart döneminde kendi örgütünün bütün elemanlarını ihbar ederek cezaevinde “güvenlik” altına alan Perinçek, Kürt-İslam faşizminin tasfiye operasyonu olan Ergenekon’da da başrolü kaptı.
Son dönemin moda konusu darbeler ve darbe tezgahlayan gizli ulusalcı örgütlenmeler. AKP kendine muhalif olma potansiyeli gösteren tüm kesimleri bir şekilde bu örgütlenmenin içindeymiş gibi göstererek büyük bir tasfiye operasyonuna girişti. Bu operasyonda ise bazı maşalar AKP’ye çanak tutmakla görevlendirildi.
İşte bu operasyonun kilit adamlarından biri de Perinçek oldu. Gözaltına alınır alınmaz gösterdiği konuşkanlık ve verdiği sayfalarca ifade ile Ergenekon’un yıldızı oldu. E ne de olsa eski ihbarcılardandı kendisi. Eğer gerçekten böyle bir örgütlenme varsa, bunu ancak ve ancak Perinçek ortaya çıkarabilirdi. Perinçek de efendilerini memnun etmek için elinden geleni ardına koymadı. Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan ve tutuklanan kişilerle ilgili ikili görüşmelerden telefonla konuşmalara kadar olabildiğince ayrıntılı bir ifade veren Perinçek, böylece AKP’nin ekmeğine yağ sürmüş oldu. Böylece AKP yandaşı medya dışarıdan, Perinçek içeriden üzerlerine düşen görevi yerine getirmeye çalıştılar.
Son olarak ise Ardıç kuşunun da başını belaya sokan bazı komutanların sözde deşifre edilmelerinin altından da Perinçek çıktı. Perinçek geçen haftaki yazısında -bu adama cezaevinde nasıl yazı yazdırıyorlarsa- AKP yandaşı kimi kalemşorların isimlerinin baş harflerini yazarak ortaya attıkları emekli komutanları deşifre ediyor. Hem de Fethullahçılar Türk Ordusu’na tuzak kuruyorlar diyerek.
Geçen hafta değindiğimiz Engin Ardıç’ın “06 HK” rumuzlu birisinin Ergenekon’un başı olduğunu iddia ettiği yazısından sonra başlayan tartışmada Perinçek bir adım daha atarak adı geçen komutanların isimlerini verdi. Ardıç’ın yazısını yayınlamasından sonra Emekli Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, Ardıç’a bir mektup göndererek bu iddialarını kanıtlamasını, aksi taktirde hukuki yollara başvuracağını belirtmişti. Ardıç da konu ile ilgili olarak köşesinde yaptığı açıklamada; “Aman Paşam, ben ettim siz etmeyin. Şerefim üzerine yemin ederim ki sizi kastetmedim” yollu birşeyler gevelemiş ve bu iddiaları Aydınlık’ta yayınlayan Perinçek’e veryansın etmişti.
23 Mayıs günü Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan’a bir açıklama gönderen Perinçek, Engin Ardıç’ın baş harflerini vererek darbe ortamı yaratmakla suçladığı komutanları deşifre etti. Perinçek; “Ardıç, bu yazısında Ergenekon örgütünde üç numaranın Veli Küçük olduğunu ileri sürmüş, iki numaranın 06 DS, bir numaranın 06 HK plakalı olduğunu öne sürmüştü. Ardıç’ın hedef gösterdiği HK rumuzlu komutanın eski Genel Kurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu, DS rumuzlu komutanın da Emekli Tümgeneral Doğu Silahçıoğlu olduğunu” açıkladı.
Fethullahçı Gladyonun çamur attığını iddia ettiği komutanları savunmak adına onları deşifre eden Perinçek anlayacağınız yine yaptı numarasını. Böylelikle Kürt-İslamcı faşistlere önemli bir hizmette daha bulunmuş oldu. Bunu yaparken bir taraftan da kendini kahraman gibi göstermeyi ihmal etmedi. Fethullahçıların sözde iddiaları arasında “DP” rumuzlu bir siyasetçi olduğunu yazan Perinçek, söz konusu DP’nin kendisi olduğunu itiraf etmiş. Ama görün bakın bunu nasıl yüceltiyor: “Yeni okuyorum bu Ergenekon kitaplarını. Her üç toplantının demirbaşı olan DP harflerine takılıyor gözlerim. “Siyasetçi” imiş! Acaba ‘Bana ne?’ mi desem, çünkü ‘genel başkan’ yazmamış. Ben de FT, TK, KY, ÇD adlı generaller gibi üzerime almam ve tam siper olurum, geçer gider.
Fakat birden adı DP harfleriyle başlayan yüzlerce siyasetçiyi düşünüyorum, onlara ayıp olmaz mı, hepsi şüphe altında kalacak.
Atatürk Lisesi Ortaokul 1-D sınıfında da öyle yapmıştım. Derste bir yaramazlık oldu. Öğretmen bizim bulunduğumuz sıralara bağırmıştı: ‘Kim yaptı onu?’ Ses yok. Bu kez daha yüksek sesle ve daha öfkeli bağırdı: ‘Kim yaptı diyorum size!’
Yanımdaki arkadaşım korku içinde, tam siper. Ayağa kalktım; ‘Hocam ben yaptım.’ Hoca, Fethullahçı Gladyo gibi değil, gerçeği bulmaya çalışıyor. ‘Hayır, sen yapmadın’ diyor. Ben de arkadaşımı kurtarmak için, o suçu işlediğimi ispat etmeye çalışıyorum. EVET ‘DP’ BENİM!”
Görüyor musunuz Perinçek’in fedakarlığını? Suçlu arkadaşlarını korumak için kendini suçsuz olduğu halde ateşe atıyor! “Genelkurmay Başkanı’ndan Kuvvet Komutanlarına kadar hepsi tam siper. Hiç kimse üzerine almıyor. Başlar bu kadar eğik” diyen Perinçek sözüm ona onları kurtarmak için suçu üstleniyor. Sonra da “Ben Fethullahçı Gladyo’nun uydurduğu DP olarak 12 yaşımda yaptığım gibi ayağa kalkıyorum ve bağırıyorum: Ya istiklâl ya ölüm!” Güldürme bizi Doğu! Anladık iyi senaristsin. Kendini feda ettiğini anlatıyorsun ama sorarlar adama komutanları niye deşifre ediyorsun?
Bir de Perinçek’in Türk ve dünya devrimindeki yerini belirttiği bir yer var ki gülmekten öldürüyordu bizi. Perinçek darbeci olmadığını anlatmaya çalışırken biraz uçmuş: “Halk devrimcisiyim ben; Mustafa Kemal gibi, Mao gibi, Bin Bella gibi, Lumumba gibi, Ho Şi Minh gibi, Chavez gibi.” Yapma Doğu! Bu millet 40 yıldır seni tanıyor. Bu 40 yılın bırak 40 dakikasını 40 saniyesinde halkla ve devrimcilikle alakan olmamış. Bırak bu ayakları da kendini daha fazla gülünç hale getirme!
Son olarak, Perinçek denildiğinde akla ihbarcılık gelir. 1979’da 12 Eylülcülere solcuları ihbar eden Perinçek, 2008’de de komutanları AKP’ye ihbar ediyor.
|